1. İran
  2. Türkiye
  3. Batı Asya
  4. Dünya
  5. Röportaj
  6. Analiz/Makale
  7. Bilim/Uzay
  8. Spor
  9. Yaşam/Kültür
  10. Fotoğraf
  11. Karikatür
  12. Video
    • فارسی
    • english
    • عربی
    • עברית
    • Pусский
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter
  • İran
  • Türkiye
  • Batı Asya
  • Dünya
  • Röportaj
  • Analiz/Makale
  • Bilim/Uzay
  • Spor
  • Yaşam/Kültür
  • Fotoğraf
  • Karikatür
  • Video

Ensarullah'ın Babülmendep'teki Konumunun Pekişmesi; ABD'nin İran Karşısında Eli Kolu Bağlı

  • 12 Eylül, 2026 - 01:31
  • Batı Asya haber
Ensarullah'ın Babülmendep'teki Konumunun Pekişmesi; ABD'nin İran Karşısında Eli Kolu Bağlı

İran'ın saldırılarında ABD'nin bölgedeki askeri altyapısının imha edilmesinin gölgesinde, ABD'nin Yemen'e müdahale kapasitesi sınırlanmış durumda.

Batı Asya

Tesnim Haber Ajansı- Yemen'in batı kıyısındaki son gelişmeler ve Ensarullah'ın Kızıldeniz ile Babülmendep'e bakan bölgelerdeki konumunu pekiştirmesi, bu stratejik su yolunun güvenlik denklemini yeni bir aşamaya taşıdı.

Ensarullah, batı kıyısı boyunca konumunu sağlamlaştırırken ve Babülmendep çevresindeki hassas noktalara yaklaşırken, ABD daha önce bu bölgedeki deniz seyrüsefer güvenliğinin kontrolünü Yemen'e yönelik politikasının ana eksenlerinden biri haline getirmişti. Bu açıdan batı kıyısındaki gelişmeler, yalnızca Yemen güçleri arasında bir saha gelişmesi değil; aynı zamanda ABD'nin bölgedeki en önemli güvenlik dosyalarından birindeki hareket serbestisi düzeyinin sınanmasıdır.

Gazze savaşı ve Aksa Tufanı harekâtı sırasında Ensarullah, bölgesel denkleme doğrudan girerek Siyonist rejimle bağlantılı gemilere ve onun çıkarlarına yönelik saldırılarını Kızıldeniz'de başlattı.

Bu eylem, Babülmendep'i Siyonist rejim ve Batılı destekçileri üzerinde baskı kurmanın en önemli alanlarından biri haline getirdi. İlk aşamada ABD ile bazı Avrupa ve Arap ülkeleri, deniz mekanizmaları oluşturarak ve sınırlı operasyonlar düzenleyerek bu baskıyı kontrol altına almaya çalıştı; ancak bu adımlar Washington'ın istediği sonucu veremedi.

Nihayetinde ABD doğrudan sahaya girdi ve "Öfkeli Süvari" operasyonunu yürüterek Ensarullah'ın Kızıldeniz'deki deniz seyrüseferini tehdit etme kapasitesini azaltmaya çalıştı. Washington bir süre sonra operasyonu tek taraflı olarak durdurdu ve Ensarullah'ın gemilere yönelik operasyon düzenleme kabiliyetinin kayda değer ölçüde azaldığını iddia etti. Sonraki gelişmeler, bu iddianın Ensarullah'ın deniz sahasına dönme kapasitesinin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini gösterdi.

Mevcut durumun önemi tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Ensarullah bugün yalnızca gemilere saldırma kabiliyetine sahip bir aktör değil; aynı zamanda batı kıyısı boyunca ve Babülmendep yakınında bir coğrafi konumu pekiştirmekte. Son ilerlemeler, pekişmesi hâlinde meseleyi dağınık deniz saldırılarıyla mücadeleden öteye taşıyarak, dünyanın en önemli su yollarından birinin bitişiğindeki stratejik bir konumun kontrolü meselesine dönüştürüyor.

Bu koşullarda Washington'ın önceki aşamada olduğu gibi doğrudan harekete geçmesi beklenirdi; özellikle Suudi Arabistan destekli güçlerin batı kıyısında Ensarullah'ın ciddi baskısıyla karşılaşması ve mevzilerini birer birer boşaltması dikkate alındığında. Ancak ABD bu mücadeleye doğrudan ve geniş çaplı girmekten kaçındı. Axios'un haberine göre Muhammed bin Selman, Ensarullah'ın ilerlemeleri sırasında bizzat Donald Trump'ı arayarak ABD hava kuvvetlerinin savaşa girmesini talep etti; ancak Trump bu talebi kabul etmedi.

Bu karar, ABD'nin bölgedeki yeni askeri koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir. ABD'nin Yemen'deki önceki operasyonu ile mevcut gelişmeler arasındaki dönemde, İran ile ABD arasında doğrudan bir bölgesel savaş ortaya çıkmış ve Washington'ın askeri kapasitesinin önemli bir bölümü bu savaştan etkilenmiştir. İran tarafından ABD üslerine ve askeri altyapısına çok büyük bir baskı uygulanmış, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlıklarının büyük bölümü operasyonel durumdan çıkmıştır. Eş zamanlı olarak ABD, İran üzerindeki askeri ve ekonomik baskıyı sürdürmek amacıyla askeri gücünün önemli bir bölümünü İran'a odaklı tutarak İran'a yönelik ekonomik ablukayı tam olarak işler hale getirmeye çalışmaktadır.

Bu koşullarda Yemen'de yeni ve geniş çaplı bir askeri cephe açmak basit bir karar değildir. İran ile çatışma, ABD'nin askeri kaynaklarını ve mühimmatını baskı altına almış ve bu ülkenin birden fazla cephede eş zamanlı geniş çaplı operasyon yürütme kapasitesini sınırlamıştır. Dolayısıyla Washington, yalnızca Babülmendep'in stratejik önemine dayanarak karar veremez ve Yemen'e müdahalenin maliyetlerini görmezden gelemez.

ABD'nin doğrudan müdahaleden kaçınması elbette Ensarullah'ın Babülmendep kontrolünün siyasi olarak kabul edilmesi anlamına gelmiyor. Bu su yolunun ABD, Siyonist rejim ve Arap müttefikleri için önemi hâlâ geçerlidir. Mesele şu ki, Ensarullah'ın konumunun pekişmesine yönelik siyasi muhalefet, zorunlu olarak bu durumu derhal değiştirecek askeri kapasiteye sahip olmak anlamına gelmiyor. Son gelişmeler, Washington'ın hedefleri ile operasyonel gücü arasındaki bu mesafeyi açıkça ortaya koymuştur.

Bu durum değişikliği Suudi Arabistan için de özel önem taşıyor. Riyad hâlâ Yemen'de saha dengesini değiştirmeyi amaçlıyor; ancak geçmişteki güvenle ABD'nin doğrudan ve kapsamlı katılımına güvenemez. Suudi Arabistan lojistik desteğini ve askeri operasyonlarını sürdürebilir; ancak artık her hassas noktada ABD hava kuvvetlerinin denklemi derhal değiştirmek için sahaya girmesini bekleyemez. Bu kısıtlama, Riyad'ın seçeneklerinin kapsamını daraltmış; buna karşılık Ensarullah'ın kazanımlarını pekiştirmesi için daha fazla fırsat yaratmıştır.

Ensarullah da bu koşullarda ABD'yi derhal doğrudan bir karşı karşıya gelişe sürükleme zorunluluğu duymuyor. Batı kıyısındaki konumun pekiştirilmesi ve Babülmendep'e hâkimiyet, Washington'ı geniş çaplı bir savaş başlatmaya zorlamadan San'a için önemli bir kazanım olabilir. Bu konum ne kadar pekişirse, ABD ve müttefikleri için koşulları eski duruma döndürmenin maliyeti o kadar artacaktır.

Bu nedenle son gelişmelerin önemi yalnızca Yemen'in batı kıyısındaki temas hatlarının değişmesinde aranmamalıdır. Daha önemli gelişme, ABD'nin Yemen'deki gelişmelere tepki verme imkânındaki değişimdir. Ensarullah, ABD'nin İran ile bölgesel bir savaşa girdiği koşullarda, dünyanın en hassas su yollarından birinin yakınındaki konumunu güçlendirmeyi başarmış ve Washington, bu sürece muhalefetine rağmen onu durdurmak için doğrudan müdahaleden kaçınmıştır.

Babülmendep artık ABD'nin bölgedeki askeri hareket serbestisinin ölçülmesi için bir gösterge haline gelmiştir. Mesele yalnızca Ensarullah'ın ilerlemesi değil; böyle bir ilerlemenin, bölgenin en hassas noktalarından birinde, İran'ın ABD'nin askeri gücüne yönelik doğrudan baskısının arttığı bir dönemde hâlâ Washington'ın doğrudan müdahalesiyle karşılaşmamış olmasıdır. Bu durum, ABD'nin Yemen'deki rolünün sona erdiği anlamına gelmiyor; ancak bu ülkenin bölgesel cepheleri askeri araçlarla eş zamanlı yönetme gücünün geçmişe kıyasla daha sınırlı hale geldiğini gösteriyor; bu kısıtlama, sürmesi hâlinde Ensarullah'ın Babülmendep çevresindeki konumunun pekişmesini değiştirilmesi zor bir gerçekliğe dönüştürebilir ve İran için de ABD'nin Tahran'la çatışmaya yönelik davranışının öngörülmesi açısından çok önemli anlamlar taşıyacaktır.

Yazar: Ahmed Hacı Sadıkiyan, Yemen meseleleri uzmanı

 
R1729/P
tasnim
tasnim
tasnim
  • Hakkında
  • İletişim
  • En Çok Okunan
  • Arşiv
bizi takip et:
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter

All Content by Tasnim News Agency is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.