Tesnim Haber Ajansı- şair, araştırmacı ve Filistin Durum Odası Direniş Edebiyatı ve Sanatı Çalışma Grubu Başkanı Muhammed Mehdi Abdullahizade'nin çabalarıyla hazırlanan "Aksa Tufanı" şiir kitabı okuyucuyla buluştu. Bu eser, İslami Şura Meclisi Filistin Halkını Destekleme Uluslararası Konferansı Daimi Sekreterliği ile İslam Devrimi ve Kutsal Savunma Müzesi "Serv" Yayınları iş birliğiyle, sanal kitap fuarı arifesinde piyasaya sürüldü.
"Aksa Tufanı" kitabı, Filistin halkının Aksa Tufanı operasyonundaki destanını konu alan, İslam Devrimi'nin 110 seçkin, kıdemli ve genç şairinin eserlerini içermektedir. Bu koleksiyondaki şiirler; rübai, kaside, gazel, mesnevi ve çeharpare gibi çeşitli kalıplarda kaleme alınmış olup, Filistin halkının direniş ve mücadelesine dair derin insani duyguları tasvir etmektedir.
Kitabın önsözü, İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf tarafından yazılmıştır. Bu külliyat, şiir ve direniş edebiyatı meraklıları için şairlerin Filistin halkına destek veren seslerini tanıma adına uygun bir fırsat sunmaktadır.
Meclis Başkanı Galibaf'ın "Aksa Tufanı" şiir külliyatı için kaleme aldığı önsöz metni şu şekildedir:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,
'Müminlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı sözünü yerine getirdi (şehit oldu), bir kısmı da beklemektedir. Onlar hiçbir şeyi değiştirmediler.' (Ahzab Suresi, 23. Ayet)
Direniş cephesinin iftihar hazinesi; alçak, cani ve mütecaviz Siyonist rejim düşmanlarına karşı cesur ve yiğit savaşçıların tarihe mal olan kahramanlık, fedakarlık ve özveri sahneleriyle doludur.
Beklenmedik ve kapsamlı 'Aksa Tufanı' operasyonu, dünyayı hayrete düşüren tarih yazıcı destanlar arasındadır. Bu operasyonda direniş savaşçıları, düşmana ağır kayıplar ve hasarlar verdirmiştir.
Siyonist rejim yetkilileri tarafından 'İsrail'de kara bir leke olarak kalacak tarih' şeklinde nitelendirilen bu gurur verici 'Aksa Tufanı' operasyonu, işgal altındaki toprakların içinde derin yansımalar bulmuş; aynı zamanda rejimin hem bölgesel hem de uluslararası düzeydeki müttefikleri arasında endişeye yol açmıştır. Filistinli savaşçılar, Gazze bitişiğindeki Siyonist yerleşim birimlerini ve askeri tesisleri kontrol altına almayı başarmışlardır.
Bu operasyonun tüm sonuçları ortaya çıkmaya devam ederken; Aksa Tufanı destanının ölçeği ve koordinasyonu, Filistin direniş komutanlarının ve savaşçılarının giderek artan kabiliyetlerine, cesur ve güçlendirilmiş operasyonel yeteneklerine işaret etmektedir. Siyonist rejim, 'askeri üstünlük' olarak adlandırdığı olgunun sarsılmasıyla, kuruluşundan bu yana geçen 75 yıl içinde Filistin direnişi karşısındaki en kötü stratejik yenilgisini yaşamaktadır.
Direniş şiiri, istikrarın alfabesi; kültür ve düşünce cephesindeki mücadelenin başlangıç noktasıdır. Kalem erbabı, mücahit ve savaşçı güçlerle omuz omuza vererek, bu sanatı dişine kadar silahlanmış ortak düşmana ve mütecavize karşı etkili bir silah olarak kullanmaktadır.
Sanat ve edebiyat dilinden, etkileyici hitabetten ve gönül okşayan ezgilerden yararlanmak, kalıcılığı sayesinde direniş mektebinin korunması, yayılması ve sürdürülmesinde, ayrıca gelecek nesillere aktarılmasında büyük bir paya sahibidir.
Direniş ve istikrar şiiri; adalet arayışının, hak talebinin, uyanışın, aydınlanmanın ve zulme karşı duruşun berrak ve nüfuz edici bir tezahürüdür. Bu, kendini adamış, sorumluluk sahibi ve özgürlük yolundaki şairler, yazarlar ve hatipler tarafından edebi bir anlatımla ve mana yüklü şiirlerle müştak gönüllere sunulmaktadır. Zulüm ve işgal var olduğu sürece, direniş şiiri bir diken gibi mütecavizlerin ve insanlık düşmanlarının boğazını tırmalamaya devam edecektir.
Aksa Tufanı, sadece Siyonist düşmana karşı kahramanca bir mücadelenin, saldırının ve askeri bir operasyonda direniş cephesinin karşı karşıya gelmesinin sembolü değil; aynı zamanda direniş ekseni edebiyatında kelimeden, kelamdan, hitabetten ve şiirden doğan bir 'tufan'ın tecellisi ve simgesidir.
Direniş edebiyatı ve şiiri, zulüm ve baskı olduğu sürece varlığını sürdürecektir. Bu sanat belli bir coğrafi sınırla veya zaman kısıtlamasıyla sınırlı olmayıp, genel ve kapsamlı bir kavramdır. Bu nedenle 'İslam Dünyası Direniş Şiiri' ünvanı, bu seçkin, marifet ve basiret dolu sanata yakışmaktadır.
Direniş cephesinin kültürel ve edebi alanındaki tüm mücahitlerini, mücadele ve dik duruş ekseninin kalem hizmetkarlarını, çabalarıyla hak arayan savaşçılar ve vicdan sahibi tüm milletler arasında heyecan ve coşku uyandıran adalet yanlısı şairleri selamlıyorum. Bu kıymetli eseri derleyen Sayın Muhammed Mehdi Abdullahi'ye ve Filistin İntifadasını Destekleme Uluslararası Konferansı Daimi Sekreterliği üyelerine, Filistin ve direniş alanındaki şairlerin eserlerini toplama, açıklama ve yayımlama yönündeki bu değerli kültürel adımları için takdirlerimi sunuyorum. Yüce kavramların aktarılmasında, fedakarlık ve mücadele kültürünün yaygınlaştırılmasında ve direniş şehitlerinin ideallerinin korunmasında her daim azimli olmamızı temenni ediyorum.
Muhammed Bakır Galibaf
İslami Şura Meclisi Başkanı"