1. İran
  2. Türkiye
  3. Batı Asya
  4. Dünya
  5. Röportaj
  6. Analiz/Makale
  7. Bilim/Uzay
  8. Spor
  9. Yaşam/Kültür
  10. Fotoğraf
  11. Karikatür
  12. Video
    • فارسی
    • english
    • عربی
    • עברית
    • Pусский
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter
  • İran
  • Türkiye
  • Batı Asya
  • Dünya
  • Röportaj
  • Analiz/Makale
  • Bilim/Uzay
  • Spor
  • Yaşam/Kültür
  • Fotoğraf
  • Karikatür
  • Video

Galibaf: Meydan, Sokak ve Diplomasi Birdir / Bilme Halkın Hakkıdır

  • 19 Nisan, 2026 - 02:43
  • İran haber
Galibaf: Meydan, Sokak ve Diplomasi Birdir / Bilme Halkın Hakkıdır

Meclis Başkanı, düşmana hiçbir güvenleri olmadığını; meydan, sokak ve diplomasinin korunması gerektiğini söyledi.

İran

Tesnim Haber Ajansı siyasi muhabirinin haberine göre, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, halkla yaptığı televizyon programında şunları söyledi:

"Sevenlerini kaybedenlere başsağlığı ve tebriklerimi sunuyorum. Yüce Allah'tan, kıymetli halkımıza karşı mahcup olmayacak şekilde davranmayı nasip etmesini diliyorum."

Galibaf, "Keşke kıymetli halkımla daha erken konuşabilseydim, ancak iş yoğunluğu bana bu fırsatı daha az verdi. Bilme halkımızın hakkıdır ve bu bizim görevimizdir." dedi.

"Düşmana Hiçbir Güvenimiz Yok"

Galibaf, ABD'nin çatışmaların başlamasındaki rolüne işaret ederek şunları söyledi: "ABD, kendi kurnazlığıyla yine müzakere zamanında bunu yaptı. 12 günlük savaşta önce komutanları şehit ettiler ve bu savaşta ise bizi bir savunma toplantısında şehit ettiler; yani yine o suç işleme huyu ortaya çıktı."

Meclis Başkanı, "Üçüncü zorlu savaş da yine ABD'nin kurnazlığıyla müzakerelerin ortasında başladı ve her iki savaşa da komutanlarımızı ve İmam Şehidimizi şehit ederek başladılar, ancak biz 12 günlük savaşın deneyimine sahiptik." diye devam etti.

Galibaf, "12 günlük savaşta tepkimizde 14 saatlik bir gecikme yaşandı, ancak üçüncü zorlu savaşta başkomutan, Devrim Muhafızları komutanı, genelkurmay başkanı şehit olmalarına ve bu durum önceki savaş gibi birkaç saatlik gecikmeye neden olabilecekken, gördünüz ki tepkimiz hemen başladı." ifadelerini kullandı.

"Halk Kendiliğinden İmam ve Ümmet Oldu"

Galibaf, halkın sahadaki rolüne işaret ederek, "Şehit İmam, 'Allah halkı gönderdi' dedi ve bugün, kırk küsur gün sonra bu sözün anlamını bizzat idrak ettik. Halk kendiliğinden imam ve ümmet oldu; Allah onları hidayet etti." dedi.

Meclis Başkanı, bu savaşta hem nicelik hem nitelik hem de tasarım olarak bir baş ve omuz daha yukarıda olduklarını vurgulayarak, "Bugün düşman buna inanmıyor ancak sahada bunu gördü." diye konuştu.

Galibaf, "Halk yaklaşık 50 gecedir sokaklarda. Teknik alanda 170-180 İHA düşürdük. Önceki savaşta böyle bir kabiliyetimiz yoktu. Bunların hepsi yedi-sekiz ay içinde gerçekleşti. F-35'i vurmak sıradan bir olay değildir; çeşitli boyutlardaki emek ve tasarım kabiliyetlerinin ürünüdür." ifadelerini kullandı.

"Biz Bu Savaşın Galibiyiz"

Savunma alanındaki ilerlemelere işaret eden Galibav, "Bu, askeri güç olarak ABD'den daha güçlü olduğumuz anlamına gelmez; onların imkânlarının daha fazla olduğu açıktır. Ancak halk, 'Onları yok ettik' diyor; biz onları yok etmedik. Biz bu savaşın galibiyiz. Başardık" dedi.

Meclis Başkanı, "Teçhizat ve imkânlar önemlidir ancak her zaman belirleyici değildir. Biz tasarım ve hazırlıkla savaşı yürütebildik. Düşman, milletimiz ve askeri tasarım konusunda hata yapmaktadır." diye ekledi.

Galibaf, "İşte bu nedenle Trump ateşkes talep ediyor. Çünkü düşmanın hedefleri gerçekleşmemiştir. O, iki-üç günde İran'ı işgal etmek istiyordu; bugün 40 günden fazla savaştık ve ateşkes istemek zorunda kaldı." ifadelerini kullandı.

"Saldırı Kabiliyetimiz Azalmadı, Aksine Daha Hassas Hale Geldi"

Galibaf, "İlerledikçe saldırı kabiliyetimiz azalmak bir yana, daha hassas hale geldi. Geçen sefer rampalarda zafiyetimiz vardı, ancak bu kez İsfahan'da Tebüs'ten daha kötü bir felaket yaratıldı." dedi.

Meclis Başkanı, "Onlar savaş öncesi ve sonrası iç karışıklıklar peşindeydiler. Kara saldırısı yapmaya karar verdiler ancak başaramadılar. Hürmüz Boğazı'nın açılmasını bahane ederek saldırmak istediler, ancak NATO ve diğerleri onlara yardım etmedi." ifadelerini kullandı.

Galibaf, "Bu sahnede, kendi itirafları ve dünya kamuoyu nezdinde biz galibiz. Bizim bir meydan, bir sokağımız ve bir diplomasimiz var; ben buna 'güç diplomasisi' diyorum." diye konuştu.

"Müzakere Bir Mücadele Yöntemidir"

Galibaf, "Bugün sokak, meydanda güçlü durmamızı sağladı. Taleplerimizin bir kısmının tesis edilmesi gerekiyor; işte burada güç diplomasisi sahaya girmelidir. Müzakere bir mücadele yöntemidir. Halkımdan, gerçekte bir olan bu üç alanı tesis etmelerini istiyorum. Hiçbir şekilde taviz vermeyeceğiz." dedi.

Meclis Başkanı, "Düşmana hiçbir güvenimiz yok. Şu anda bile savaşı tırmandırabilir. Müzakere ediyoruz ancak gerekli tedbirleri almaya hazırız." ifadelerini kullandı.

"Düşmanın 15 Maddelik Paketi Pakistan Üzerinden İletildi"

Galibaf, düşmanın 15 maddelik bir paketi bazı ülkeler aracılığıyla ilettiğini, bu konunun Pakistan üzerinden kendilerine ulaştırıldığını ve Milli Güvenlik Yüksek Konseyi'nde görüşüldüğünü belirterek, "Savaşın 36-37. günü civarındaydı. 'Altyapılarınızı vuracağım ve sizin için cehennem yaratacağım' dedi." diye konuştu.

Galibaf, "Düşman, taleplerini askeri güç yoluyla bize dayatamayınca ve ültimatomlarıyla bizi etkileyemeyince ve sağlam durduğumuzu görünce, çeşitli ülkeler aracılığıyla mesaj gönderdi. Söyleyeyim ki, bugün ateşkesin olmadığı günden daha sağlam duruyoruz." ifadelerini kullandı.

"Hizbullah da Ateşkesin Parçasıydı"

Meclis Başkanı, "On maddelik şartlarımızdan biri, Hizbullah'ın da ateşkese dahil olmasıydı. Yıllardır Hizbullah, Siyonist rejimle savaşıyor, ancak son savaşı Hizbullah, İran İslam Cumhuriyeti için yaptı. Direniş cephesi, İran İslam Cumhuriyeti'ne yardım etmek için geldi. Bu nedenle ateşkesin kesinlikle onları da kapsaması gerekiyordu ve bu, bölgede ateşkes için İran'ın şartlarından biriydi." dedi.

Galibaf, "Pakistan başbakanının ateşkes çağrısı yaptığı tweetinde, Lübnan'ın da ateşkese dahil olduğunu vurguladı. Pakistan'a gittiğimizde Lübnan'da ateşkes ilan edildi ancak düzgün uygulanmadı. Ben de yayınladığım tweet'te, ABD'nin Lübnan'daki ateşkesi tamamlama ve tesis etme yükümlülüğü olduğunu söyledim. Onlar da bizden, Lübnan'da bu ateşkes gerçekleşirse Hürmüz Boğazı'nda geçişi normale döndürmemizi istiyorlardı." ifadelerini kullandı.

"Boğazın Kontrolü Bizdedir"

Meclis Başkanı, "ABD'nin mayın temizleme girişimine karşı kararlılıkla müdahale ettik ve bunu ateşkes ihlali olarak değerlendiriyoruz. Çatışma aşamasına kadar ilerledik ancak düşman geri çekildi. İslamabad'da Amerikan heyetine, mayın temizleme gemilerinin bulundukları yerden bir milim ilerlemesi halinde kesinlikle ateş edeceğimizi söyledim. Geri dönüş emri için 15 dakika süre istediler ve emri verdiler." dedi.

Galibaf, "Bugün boğazda bir geçiş oluyorsa, boğazın kontrolü bizdedir. Amerikalılar birkaç gündür abluka ilan ettiler; bu beceriksizce ve cahilce alınmış bir karardır. Başkalarının Hürmüz Boğazı'ndan geçebilmesi ama bizim geçemememiz mümkün değildir." ifadelerini kullandı.

"ABD Ablukayı Sürdürürse, Geçiş Kesinlikle Kısıtlanacak"

Galibaf, "ABD ablukayı sürdürürse, Hürmüz Boğazı'nda geçiş kesinlikle kısıtlanacaktır. Onların bu hatası sayesinde Hürmüz Boğazı'nın kapasitesinin bizim için kullanılabilir hale gelmesi, Allah'ın bir lütfu ve halkın ihlası ile şehitlerin kanının eseridir. Bu olay, Firav'un tüm erkek çocukları öldürdüğü ancak Allah'ın iradesinin Hz. Musa'yı (a.s) aynı Firav'un sarayında büyütmesi gibidir." dedi.

Meclis Başkanı, "ABD ateşkes peşindeyse, Trump tweet'inde ateşkes talebinde bulunduğunu açıklamalıydı ki herkes bu talebin onlardan geldiğini bilsin. İşte bu güç diplomasisidir. Biz meydanın galibiydik, düşman 9 hedefinden hiçbirine ulaşamamıştı ve İran boğaza hakimdi." ifadelerini kullandı.

Galibaf, "Hürmüz Boğazı, dünya halklarının ve ülkelerinin kullanması gereken bir boğazdır. Biz bunun farkındayız. Biz, yutup istediğimizi alan ABD gibi değiliz. Ancak Amerikalıların 'Hürmüz Boğazı'nda çıkarlarımız var' diyerek müdahale etmelerine izin vermeyeceğiz. Dünya ülkelerinin haklarını ve hukukunu kendi protokollerimizle koruyoruz." diye konuştu.

"Açık Söylüyorum: Boğazı Ablukaya Aldılar, Herkes Geçsin Ama İran Geçemesin!"

Meclis Başkanı, "Açık söylüyorum: Birkaç gündür Hürmüz Boğazı'nı ablukaya aldılar; yani tüm dünya geçecek ama İran geçemeyecek! Ne kadar cahil ve aptalca bir karar! İran dışında herkesin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesi mümkün mü? Bu onların bir başka hatasıdır. Eğer ablukayı sürdürürseniz, Hürmüz Boğazı'nda geçiş kesinlikle kısıtlanacaktır, bunda hiç şüphe yoktur." dedi.

Galibaf, "Dün Sayın Asım Munir'e de söyledim: Düşman, ateşkes ihlali olan deniz ablukası gibi eylemler yapmamalıdır." ifadelerini kullandı.

"Size Hiçbir Güvenimiz Yok"

Galibaf, "İslamabad'da Sayın Vance, 'kalıcı barış için iyi niyetle geldim' dedi. Ben de cevaben, 'Seyahatten önce bir tweetim vardı, mutlaka görmüşsünüzdür; orada iyi niyetle İslamabad'a gittiğimizi ancak güvensizlikle gittiğimizi yazdım. Size hiçbir güvenimiz yok.' dedim." diye konuştu.

Meclis Başkanı, "Cumhurbaşkanınız, '24 saat içinde müzakere kararı vermezlerse, yaşayıp yaşamayacakları belli olmaz' diye tweet attı. Dedim ki, bu sizin Amerikalıların davranış biçiminizdir ve biz sonuna kadar direndik." ifadelerini kullandı.

Galibaf, "Bu sözler, mayın temizleme gemilerinin boğazda olduğu sırada söylendi. Orada dedim ki, biz savaş talep eden değiliz ancak savaşa hazırdık ve hazırız." diye ekledi.

"Müzakere de Bir Mücadele Yöntemidir"

Meclis Başkanı, "Amerikan medyası, İran heyetinin çok sert ve güçlü bir şekilde ilkeleri üzerinde durduğunu ve İran heyetinin ana stratejisinin Yüce Lider'in ve Şehit İmam'ımızın tedbirleri olduğunu söyledi. Biz bu tedbirlerin dışına asla çıkmadık ve çıkmayacağız." dedi.

Galibaf, "Müzakere de, meydanı tamamlamak ve sokaktaki halkın hakkını almak ile taleplerini yerine getirmek için bir mücadele yöntemidir. Halk sokak alanında, silahlı kuvvetlerimiz askeri alanda ve ben de bir savaşçı olarak müzakere alanında onların taleplerini takip ediyorum." ifadelerini kullandı.

"Müzakere Kağıtları ile Savaş Haritaları Benim İçin Birdir"

Galibaf, "Hiçbir zaman müzakereci olmaya gönüllü olmadım. Ben savaşçıların geri kalanıyım ve şüphesiz şehadet dışında benim için bir başarı yoktur. Bugün müzakere kağıtları da, savaş planlarının kopyaları da benim için birdir." dedi.

Meclis Başkanı, "Hem canımı vermeye hazırım, hem de itibarımı. Hem kan vermeye hazırız, hem de kan acısı çekmeye hazırız. Önemli olan, milletin hakkının ve İran'ın şerefinin korunmasıdır." ifadelerini kullandı.

Galibaf, "Hepimiz, Yüce Lider Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney'in liderliğinde ilerliyoruz." diyerek sözlerini tamamladı.

 
R1729/P
tasnim
tasnim
tasnim
  • Hakkında
  • İletişim
  • En Çok Okunan
  • Arşiv
bizi takip et:
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter

All Content by Tasnim News Agency is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.