Tesnim Haber Ajansı- Lübnan’da Semir Caca liderliğindeki Lübnan Güçleri Partisi’ni temsilen hükümette yer alan ve göreve geldiği günden bu yana İsrail ve ABD’nin sözcüsü gibi hareket eden Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, direnişe yönelik yeni söylemlerinde Hizbullah’ı “yasadışı bir örgüt” olarak nitelendirdi. Recci, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasının hükümetin temel öncelikleri arasında yer aldığını savunarak, şartların oluşması hâlinde Lübnan ordusunun Hizbullah’la askerî olarak yüzleşme kapasitesine sahip olduğunu ileri sürdü.
Semir Caca’ya Bağlı Bakanın Hizbullah’a Yönelik Yeni Küstah Söylemleri
Semir Caca’ya bağlı olan ve Lübnan’da İsrail ile ABD’nin bilinen bir unsuru olarak tanımlanan bu bakan, Washington’daki Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü’ne verdiği röportajda, Hizbullah’ın askerî kanadının yasa dışı olduğu konusunda Lübnan devleti ile halkı arasında bir mutabakat bulunduğunu iddia etti ve bu partinin silahsızlandırılması gerektiğini söyledi. Recci, Hizbullah’ın siyasî faaliyetlerinde özgür olabileceğini, ancak “yasadışı” silahlara sahip olamayacağını öne sürdü.
Söz konusu iddialarını sürdüren Recci, Hizbullah’ın saflarını yeniden toparlamak ve ülke üzerindeki nüfuzunu sürdürmek için zaman kazanmaya çalıştığını savundu. Ancak hükümetin Hizbullah’ı silahsızlandırmaya yönelik adımlarını sürdürdüğünü belirten Recci, şartların gerektirmesi hâlinde Lübnan ordusunun Hizbullah’la askerî bir karşı karşıya gelmeye hazır olduğunu iddia etti ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması dosyasının tamamen Lübnan ordusunun sorumluluğunda olduğunu söyledi.
İşgalcilerle Uzlaşı İçin Yeşil Işık
Semir Caca’ya bağlı bakan, İsrail’le ilişkilerin normalleştirilmesi konusuna da değinerek, Lübnan yasalarına göre ülkenin hâlen İsrail’le resmî savaş hâlinde olduğunu ve barış ya da işbirliğinden söz etmenin erken olduğunu ifade etti. Lübnan’ın resmî tutumunun, 2002 yılında Beyrut Zirvesi’nde ilan edilen ve iki devletli çözümü esas alan Arap Barış Girişimi temelinde, İsrail dâhil tüm devletlerle barış arayışı olduğunu savundu.
Yusuf Recci’nin İsrail’le normalleşmeye dair bu açıklamaları, Siyonist rejimin Lübnan’ın egemenliğini aralıksız ihlal etmeyi sürdürdüğü ve işgalci saldırılarında her gün Lübnanlı sivillerin şehit edildiğine dair haberlerin yayımlandığı bir dönemde geldi.
Hizbullah’tan Sert Yanıt
Lübnan Dışişleri Bakanı’nın bu küstah söylemlerine yanıt olarak, Lübnan Parlamentosu’nda Direnişe Sadakat Bloku üyesi Hasan Fadlullah, Yusuf Recci’nin iç savaş sırasında Lübnan halkına karşı silahlı faaliyetlere katılmış yarı askerî bir unsur olarak, Savaş Konseyi’ne olan bağlılığı ile hükümetteki görevini birbirinden ayırt edemediğinin açık olduğunu söyledi.
Fadlullah, Yusuf Recci’nin hâlâ partisinin okulunda kendisine öğretilen savaş kültürüyle yaşadığını belirterek, bu partinin Lübnan ulusal ordusuyla savaşma ve katliamlar gerçekleştirme konusunda uzman olduğunu, fırsat bulduğunda orduya, devlete ve Lübnan halkına karşı savaştığını ifade etti. Fadlullah, Recci’nin bu hayallerinin yok olacağını vurguladı.
Semir Caca liderliğindeki Lübnan Güçleri Partisi’nin temsilcisi olan Yusuf Recci’nin, Siyonist rejimle işbirliğiyle tanınan ve Lübnan halkına yönelik katliamlar ile iç savaşları körükleme konusunda uzun bir sicile sahip bir yapıdan geldiği belirtilirken, dışişleri bakanlığı görevine gelmesinden bu yana diplomatik teamüllerden, anayasal çerçeveden ve yasalardan tamamen uzak bir üslup ve söylem benimsediği ifade edildi.
Yusuf Recci’nin direnişe karşı kullandığı gayri profesyonel dilin, onun Lübnan Dışişleri Bakanı sıfatıyla değil, Semir Caca’nın partisi adına konuştuğunu açıkça ortaya koyduğu vurgulandı. Recci’nin daha önce de Lübnan’da ve bölgede direniş ve müttefiklerine karşı tutum almak için her fırsatı değerlendirdiği hatırlatıldı.
Kendisini dışişleri bakanından ziyade bir siyasî aktivist olarak konumlandırmak isteyen ve hükümetin kurulmasından bu yana sürekli öne çıkmaya çalışan Yusuf Recci’nin, mensubu olduğu partinin çizgisinden bağımsız ve tarafsız bir tutum sergileyemediği ve ABD ve Siyonist rejimin Lübnan’a yönelik baskı ve saldırıları karşısında ise “üç maymunu oynama” politikasını benimsediği kaydedildi.
Semir Caca’ya bağlı bu bakanın, İbranice medya ile uyumlu bir şekilde ve adeta İsrail kürsüsünden konuşur gibi, kısa süre önce İsrail’in Lübnan’a yönelik geniş çaplı bir saldırı hazırlığında olduğuna dair uyarılar aldıklarını söylediği hatırlatıldı. Recci, Arap ve uluslararası kaynaklardan, İsrail’in Lübnan’a karşı kapsamlı bir askerî operasyona hazırlandığı yönünde uyarılar aldıklarını iddia etmişti.
Recci, direnişe yönelik söylemlerini sürdürerek, Hizbullah’ın silahlarının ne Gazze’ye destek ne de Lübnan’ı savunma konusunda etkili olduğunu, aksine Lübnan’ın İsrail tarafından işgal edilmesine yol açtığını öne sürdü. Lübnan hükümetinin Hizbullah’la silahlarını teslim etmesi için müzakere ettiğini, ancak Hizbullah’ın bunu reddettiğini iddia etti.
Yusuf Recci’nin bu açıklamaları, İsrail medyası tarafından Hizbullah’ın silahları konusunda İsrail anlatısını destekleyen bir propaganda malzemesi olarak kullanıldı. Nitekim İbranice yayımlanan Yedioth Ahronoth gazetesi, Recci’nin Hizbullah ve silahları hakkındaki sözlerini, İngilizce internet sitesinde manşet haber olarak yayımladı.
Öte yandan Lübnanlı bakanlık kaynakları, Dışişleri Bakanı’nın bu açıklamalarını sert bir dille eleştirerek, Nevvaf Selam hükümetindeki bazı bakanların başına buyruk davrandığını ve kendi inisiyatifleriyle hareket ettiklerini belirtti.