Tesnim Haber Ajansı dış politika grubunun bildirdiğine göre; Ulusal Halk Toplulukları Aktivistleri Toplantı Dizisi'nin hatiplere özel ikinci oturumu, bugün (Pazar) sabah saatlerinde Veliy-yi Fakih Temsilcisi ve İslami Tebliğ Koordinasyon Konseyi Başkanı Hüccetülislam vel-Müslimin Musa Pur, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Arakçi ile çok sayıda hatip ve halk toplulukları aktivistinin katılımıyla gerçekleştirildi.
İran Dışişleri Bakanı, bu toplantıda yaptığı konuşmada, halkın meydanlarda bulunmasının düşmanların başarısızlığa uğratılmasında ve ülkenin stratejik başarılarındaki belirleyici rolüne vurgu yaparak şunları söyledi: "İran'ın gerçek güç imajını dünyaya gösteren şey yalnızca askeri kabiliyet değil, aynı zamanda ulusal dayanışma, milletin direnişi ve halkın sahnedeki bilinçli duruşudur; bu sermaye, bugün diplomasi alanında İran'ın iktidarının ana dayanağı olarak kabul edilmektedir."
İslami Tebliğ Koordinasyon Konseyi Genel Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nün raporuna göre Arakçi, bu toplantının düzenlenmesindeki çabalarından ötürü İslami Tebliğ Koordinasyon Konseyi'ne teşekkür ederek, İran milletine karşı dayatılan üç savaşın şehitlerini ve özellikle son savaşın şehitlerini saygı ve rahmetle andı.
İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yürütülen 12 günlük dayatma savaşı ile son savaşın kazanımlarına değinen Arakçi, "İran milleti bu muharebede sadece sahada ve taktiksel düzeyde zaferler elde etmekle kalmamış, aynı zamanda etkileri bölgesel ve küresel denklemlerde açıkça görülebilen değerli stratejik kazanımlara imza atmayı başarmıştır" dedi.
Dışişleri Bakanı, bu savaşın en önemli sonuçlarından birinin, düşmanın İran’a yönelik kurguladığı anlatının çökmesi olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Yıllardır dünya kamuoyunda zayıf, izole edilmiş ve kırılgan bir İran imajı oluşturulmaya çalışılıyordu; yaptırımların baskısı ve ekonomik sorunlar altında tehditlere karşı direnme gücü olmayan bir ülke tasvir ediliyordu. Ancak son olaylar bu kurguyu tamamen yerle bir etti ve İran İslam Cumhuriyeti’nin gerçek gücünü gözler önüne serdi."
Arakçi, "Bugün bölgedeki ve dünyadaki pek çok yetkili ve siyasi gözlemci, İran'ın bu savaştan daha güçlü ve daha kenetlenmiş bir şekilde çıktığını itiraf etmektedir. Bu bakış açısı değişikliği yalnızca ülkenin savunma gücünden kaynaklanmıyor; kökleri, zor günlerde ülkenin ana dayanağı olan İran milletinin kararlılığı, dayanışması ve direnişinde yatmaktadır" ifadelerini kullandı.
Düşmanın kendi iradesini dayatmak ve İran'ı teslim olmaya zorlamak niyetinde olduğunu vurgulayan Bakan, "Savaş planlayıcılarının asıl hedefi, İran milletinin iradesini kırmak ve ülkenin yapısında sarsıntı yaratmaktı; bu hedef, halkın sahneye çıkması ve ulusal birliğin eşsiz bir şekilde sergilenmesiyle hüsrana uğradı" şeklinde konuştu.
Dışişleri Bakanı, savaş günlerinde sokaklarda, halk toplantılarında ve ülkeye yönelik genel destek sahnelerinde ortaya çıkan tablonun dünyaya net bir mesaj gönderdiğinin altını çizerek, "Bu mesaj; İran milletinin baskı ve tehditler karşısında geçmişe kıyasla daha birlik içinde ve daha dirençli duracağı mesajıdır" dedi.
Arakçi, "Bu sosyal sermaye ve ulusal dayanışma, bugün uluslararası arenada İran İslam Cumhuriyeti'nin en önemli güç unsurlarından biridir. Doğal olarak, bu halk desteği ne kadar güçlenirse, ülkenin diplomasi alanındaki pazarlık gücü ve nüfuzu da o derece artacaktır" diye ekledi.
Konuşmasının bir diğer bölümünde bölgedeki güvenlik gelişmelerine değinen Arakçi, şu değerlendirmelerde bulundu: "Son savaşın tecrübesi gösterdi ki, bölgesel güvenlik İran'ın dışlanması veya görmezden gelinmesi üzerine inşa edilemez. Bölge ülkeleri, kalıcı güvenliğin, ekonomik kalkınmanın ve bölgesel istikrarın ancak İran İslam Cumhuriyeti dahil olmak üzere tüm bölge ülkelerinin iş birliği, mutabakatı ve ortak çıkarlarının gözetilmesi sayesinde mümkün olabileceği gerçeğini yavaş yavaş idrak etmektedir."
Arakçi, "Bölgenin yeni güvenlik mimarisi, tüm bölge ülkelerinin katılımını ve ortak iş birliğine dayalı bir yaklaşımı gerektirmektedir; İran İslam Cumhuriyeti de her zaman bu yaklaşımı vurgulamıştır" diyerek sözlerini tamamladı.