ABD ve Ukrayna'nın Patriot füzelerinin tükenmesiyle eş zamanlı başı dertte
- Dünya haber
- 06 Ağustos, 2026 - 15:08
Tesnim Haber Ajansı Savunma Alanı Grubunun bildirdiğine göre, dünyadaki askeri ve medya çevrelerinde bugünlerde oldukça sıcak ve yoğun şekilde tartışılan konulardan biri, başta Patriot serisi olmak üzere Amerikan hava savunma füzelerindeki yetersizlik sorunudur. Bu süreç, Rusya-Ukrayna savaşının şiddetlenip uzamasıyla başlamış, Ramazan Savaşı ise bu füzelerin stratejik stoklarına son darbeyi vurmuştur. Nitekim ABD, şu anda hem Orta Doğu cephesinde hem de müttefiki Ukrayna ile birlikte Ruslar karşısında büyük bir sorunla karşı karşıyadır. Ancak füzelerin tükenmesi macerasına و sonuçlarına geçmeden önce, ana tartışmanın Patriot ailesinin hangi füzesine odaklandığına bakalım.
PAC-3 dünyada karaborsaya düştü!
Patriot ailesi füzeleri, ABD Ordusu'nun kara konuşlu taktik hava savunmasının ana katmanı olarak kabul edilmekte; savaş uçakları, helikopterler, seyir ve balistik füzeler dahil olmak üzere geniş bir hedef yelpazesiyle mücadele etmekle görevlendirilmektedir.
Patriot sisteminin füzeleri genel olarak PAC-1, PAC-2, PAC-2 GEM, GEM+, PAC-3 ve PAC-3 MSE modellerinde tasarlanmış, geliştirilmiş ve üretilmiştir. PAC-3 ve PAC-3 MSE serisi modellerde balistik füzelere ve hatta bir dereceye kadar hipersonik mermilere karşı koyma konusu gündeme gelmiş olup bu füzeler söz konusu tehditlerle mücadelede belirli kabiliyetlere sahiptir.
Mevcut bilgilere göre, 2023 yılından bu yana Ukrayna; çoğu GEM+ ve 3 serisi modellerden oluşan 6 ila 8 Patriot bataryası ile bu sistemler için 600'den fazla muhtelif füze teslim almıştır.
Savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna'ya Patriot serisi sistem ve füzeleri sağlayan başlıca ülkeler ABD, Almanya, Romanya ve Hollanda olmuştur. Diğer bazı Avrupa ülkeleri de yedek parça temini ve eğitim alanlarında katkıda bulunmuştur.
Raporlara göre, İsrail rejim ordusunun hizmet dışı bırakılan Patriot füzelerinin bir kısmı da Ukrayna'ya nakledilmiştir.
Ancak Ramazan Savaşı'nın başlaması ve ülkemiz silahlı kuvvetlerinin birden fazla cephede ABD ve Siyonist mütecavizlere çok ağır yanıt vermesiyle birlikte, muhtelif modellerdeki Patriot füzelerinin kullanım oranı aşırı yükselmiş; hatta bazı rakamlar, savaşın ilk birkaç gününde bu seriden yüzlerce füzenin tüketildiğini bildirmiştir.
Ukraynalılar, önleyici mühimmat eksikliği korkusuyla aynı dönemde ABD ve Arap ülkelerine danışmanlık yapmak üzere takviye ekipler göndermiş, dönüşlerinin ardından yaptıkları açıklamalar İran'ın saldırılarının ABD ve müttefiklerinin stoklarını nasıl tükettiğini gözler önüne sermiştir.
Örneğin, savaşın ilk günlerinde Basra Körfezi'nin güneyindeki bir çatışmada, tek bir Şahid-136 intihar İHA'sını önlemek için 8 adet Patriot füzesi fırlatılmıştır!
Aynı zamanda, Patriot füzelerinin yoğun tüketiminin yanı sıra İran kuvvetleri bölgedeki birkaç Patriot sistemini de hedef almayı başarmış; füze tüketimine ilaveten bu sistemlere ait bazı füzeler ve radarlar da karada imha edilmiştir.
Tam da bu zaman diliminde Ukraynalılar, Rusya'nın enerji üretim, dağıtım ve ihracat ağını devre dışı bırakmak amacıyla intihar İHA'ları ve seyir füzeleriyle bir dizi saldırı başlatmıştır. Bu durum Rusların oldukça ağır bir tepki vermesine yol açmış, Rusya da intihar İHA'ları, seyir füzeleri ve elbette balistik füzelerle Ukrayna'nın saldırılarına tüm gücüyle yanıt vermeye başlamıştır. Bu süreçte özellikle İskender serisi balistik füzeler ile Rus yapımı Kinjal ve Zirkon serisi hipersonik füzeler önemli miktarda kullanılmıştır.
Kiev'in Rusya tarafından ağır füze bombardımanına tutulması
Tam da bu noktada Ukraynalılar, özellikle Model 3 başta olmak üzere ellerinde kalan Patriot füzelerini kullanmak zorunda kalmış ve son iki haftada felaket kendileri için tamamen gün yüzüne çıkmıştır.
Zelenskiy'nin çığlıklarından Avrupa’nın elinin boş kalmasına ve Trump’ın boş vaatlerine
Bu süreçte İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yeni bir çatışma dalgası başlamış ve İran'ın özellikle Ürdün ve Kuveyt gibi noktalardaki füze darbeleri, Amerikalıların Patriot füzelerini daha fazla kullanmasına yol açmıştır. Bu kullanım çoğu durumda esasen belirgin bir etki yaratmamış, sadece ABD stoklarının daha da boşalmasına neden olmuştur.
Bu esnada ilk olarak Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin Trump ile yaptığı son görüşmenin ardından, ABD'nin Ukrayna içinde Patriot füze üretim hattı kurulmasına onay verdiği duyurulmuş; ancak bu konu, geniş altyapı gereksinimi ve hassas teknolojiler nedeniyle en başından itibaren uzmanlar tarafından büyük soru işaretleriyle karşılanmıştır.
Ardından Amerikalılar şimdilik bu karardan geri adım attıklarını açıklamış, son günlerde ise haber kaynakları ABD'nin Patriot füze stoklarının son derece kritik seviyelere düşmesi ve Orta Doğu'daki birliklerinin tehlike altında olması nedeniyle Ukrayna'ya her türlü yeni füze sevkiyatından kaçındığını bildirmektedir.
Buradaki bir diğer ilgi çekici husus da Avrupa ülkelerinin elinde Patriot PAC-3 muadili bir sistemin bulunmamasıdır; dolayısıyla Avrupa'da çatışmaların genişlemesi halinde diğer Avrupa ülkeleri de aynı sorunlarla karşı karşıya kalacaktır.
Yeni bir çatışma çıkmasa dahi Patriot sisteminin önleme kapasitesinin Ramazan Savaşı öncesi seviyeye dönmesinin en az 2029 yılına kadar sürecek olması, Ukrayna ve ABD'nin Orta Doğu'daki müttefikleri için durumu daha da kötüleştirmektedir. Benzer durumlarda defalarca kanıtlandığı üzere bu sürecin çok daha uzun sürebileceği açıktır.
Sonuç olarak, Trump'ın İran'a saldırma ve İslam Cumhuriyeti rejimini devirme kumarının tamamen ters teptiğine dikkat çekilmelidir. Bir taraftan Orta Doğu'daki oyun tamamen İran lehine dönerken, diğer taraftan Rusya-Ukrayna cephesinde Ukrayna semaları Rus balistik füzelerine karşı tamamen savunmasız kalmıştır.