Tesnim haber ajansının uluslararası haberler grubunun bildirdiğine göre, Kazakistan'ın petrol ve gaz kondensat üretimi, Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'nun (CPC) ülkenin ham petrolünü almayı durdurması ve Karadeniz'deki terminalinde yükleme operasyonlarını askıya almasının ardından 22 Temmuz'da yaklaşık yüzde 21 düştü. Reuters'in haberine göre, Kazakistan'ın üretimi Temmuz ayındaki günlük ortalama 2,07 milyon varilden, 1,63 milyon varile geriledi.
En sert düşüş, Kazakistan'ın en büyük petrol sahası olan "Tengiz"de kaydedildi. Bu sahadaki üretim yüzde 56'lık bir düşüşle, Temmuz ayı ortalaması olan günlük 925 bin varilden, Çarşamba günü yaklaşık 406 bin varile indi; bu durum, "Novorossiysk" limanındaki operasyonların durmasının, 1500 kilometreden daha uzaktaki bir sahayı ne kadar hızlı etkileyebileceğini gösteriyor.
Kazakistan Enerji Bakanlığı bu düşüşü doğrulayarak, üreticilerin Hazar Konsorsiyumu'nun kabul kısıtlaması ve kendi depolama tanklarının kapasitesinin dolması nedeniyle üretimi düşürmek zorunda kaldığını açıkladı.
Bakanlık, "Bu ayarlama, üretim operasyonlarının istikrarını korumayı amaçlayan teknik bir önlemdir" dedi.
Bakanlık ayrıca, konsorsiyumun üretim tesislerinin hâlâ faaliyette olduğunu ve koşullar sağlandığında yüklemelerin yeniden başlayacağını da sözlerine ekledi. Konsorsiyum, üreticiler, gemi sahipleri ve devlet kurumlarıyla istişareler sürüyor, ancak faaliyetlerin yeniden başlaması için belirli bir zaman çizelgesi verilmedi.
Tengiz Petrol Sahası; İhracat Durdurmasının Başlıca Kurbanı
"Chevron" şirketi, 48 milyar dolarlık yatırımla "Gelecek Büyüme Projesi"nden üretime Ocak 2025'te başladı. Bu geliştirme planı, günde 260 bin varil ham petrol ekleyerek Tengiz sahasının toplam üretimini (tam kapasitede) günde yaklaşık bir milyon varil petrol eşdeğerine ulaştırmak için tasarlanmıştı.
Chevron, "Tengizşevril" şirketinin yüzde 50 hissesine sahip olup, bunun yanında ExxonMobil yüzde 25, "KazMunayGaz" yüzde 20 ve "Lukoil" yüzde 5 hisseye sahiptir. Bu saha, Kazakistan'ın petrol üretiminin ve ihracat gelirlerinin önemli bir kısmını sağlıyor.
"Asya" adlı petrol tankerine 19 Temmuz'da yapılan saldırının ardından Chevron, mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğunu ve geminin durumunun stabil olduğunu açıkladı.
Şirket, "Tengizşevril şirketinin operasyonları veya ihracatı üzerinde hiçbir etki olmamıştır" iddiasında bulundu.
Ancak 22 Temmuz itibarıyla ihracatın durması, Tengiz sahasında üretimin zorunlu olarak düşürülmesine yol açtı. Chevron, Reuters tarafından yayınlanan yeni üretim rakamları hakkında henüz bir yorum yapmadı.
Bu üretim düşüşü, Kazakistan'ın petrol endüstrisi için zorlu geçen bir yılı daha da karmaşık hale getiriyor. Kazakistan 2026'nın ilk yarısında, geçen yıla göre yüzde 8,4 düşüşle 45,7 milyon ton petrol üretti. Ülkenin Enerji Bakanlığı, Tengiz sahasındaki kesintiler ve Hazar Konsorsiyumu'ndaki önceki aksaklıklar nedeniyle daha önceki hedefini düşürmesinin ardından, toplam yıllık üretimin 98 milyon tona ulaşmasını beklemeye devam ediyor.
Kazakistan'ın OPEC+ içindeki ham petrol üretim kotası Temmuz ayı için günde 1,608 milyon varile yükseldi. Ulusal üretim rakamı gaz kondensatını da içerdiğinden, doğrudan ham petrol kotasıyla karşılaştırılamaz, ancak son üretim düşüşü, Kazakistan'ın ihraç etmeyi planladığı varilleri devre dışı bırakmıştır.
Bu olayın zamanlaması, Kazakistan'ın gelir kayıplarını artırıyor. Brent petrolün varil fiyatı, 23 Temmuz'da, Hürmüz Boğazı çevresindeki aksamaları körükleyen Kızıldeniz'deki Suudi tankerlerine yönelik saldırıların ardından 100 doların üzerine çıktı.
Tankerlere Yönelik Saldırılar ve Yüklemenin Durdurulması Serisi
Petrol üretimindeki düşüşler, Hazar Konsorsiyumu'nun deniz terminali yakınlarında tankerlere yönelik bir dizi saldırının ardından geldi. Chevron şirketinin kiraladığı "Yasa Polaris" tankeri, 7 Temmuz'da boş olarak kıyı sularında beklerken hedef alındı. Mürettebatı zarar görmedi ve herhangi bir kirlilik veya gemi gövdesinde büyük bir hasar bildirilmedi.
"Nordic Zenith" tankeri de 17 Temmuz'da boş haldeyken ve terminale yaklaşırken hedef alındı. Ayrıca "Asya" ve "Nissos Ios" tankerleri de 19 Temmuz'da Kazakistan'ın ürettiği ham petrolü yüklerken hedef alındı.
Yüklemeler kısa bir süre için yeniden başladı, ancak 20 Temmuz'da bir İHA, açık deniz tek nokta şamandırasındaki (SPM-1) "Nelsa" tankerine isabet etti. Bu saldırının ardından, mürettebat ve yardım ekipleri tarafından kontrol altına alınan geminin güvertesinde ve birkaç bölümünde yangın çıktı. Bu olayda can kaybı veya petrol sızıntısı bildirilmedi. Navigasyon verileri, Nelsa tankerinin Rus Ural ham petrolü taşıdığını gösteriyor.
Bu saldırının ardından Hazar Konsorsiyumu yükleme operasyonlarını askıya aldı. 21 Temmuz'da bu konsorsiyum, depolama tanklarının kapasitesinin dolması üzerine Kazakistan'dan ham petrol alımını durdurdu. Gemi takip verileri, petrol yüklemek üzere olan en az iki tankerin rota değiştirdiğini gösteriyor.
Bu olaylar 23 Temmuz'da da devam etti. Lukoil'in petrolünü yüklemek için terminale yaklaşırken "Hera" tankeri, İHA saldırısı sonucu hasar gördü ve yangın çıktı. KazMunayGaz'ın petrolünü yüklemek üzere olan "Alatau" tankeri, insansız su üstü araçlarıyla (İSÜA) karşılaştıktan sonra rotasını değiştirdi. "Sea Amber" ve "Delta Ios" tankerleri de rotalarını Türkiye'ye doğru kırdı. Temmuz ayı boyunca, Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'nun terminali yakınında toplam 6 tanker hedef alınmış oldu.
Kazakistan Dışişleri Bakanlığı bu saldırıları, kendi ekonomik çıkarlarının ihlali ve yasal ticarete yönelik bir tehdit olarak nitelendirerek, "Kazakistan bu saldırıların derhal durdurulmasını talep etmektedir" açıklamasını yaptı. Bakanlık aynı zamanda, uluslararası hukuka dayanarak tazminat talep etme hakkını saklı tuttuğunu belirtti. Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını artıran Ukrayna, 23 Temmuz itibarıyla son saldırılar hakkında herhangi bir yorumda bulunmadı.
Washington'dan Müttefiklerin İhracatındaki Aksaklıklara Kesin Tepki
Petrol üretimindeki düşüş, Washington'dan kesin bir tepkiyle karşılaştı; ABD Dışişleri Bakanlığı, daha önce Novorossiysk'e yapılan ve Amerika ile Kazakistan'ın çıkarlarını etkileyen saldırının ardından Şubat ayında Kiev'e resmi bir diplomatik protesto notası vermişti. Trump yönetimi de 21 Temmuz'da bir başka uyarıda bulunarak, Ukrayna'dan Hazar Konsorsiyumu terminalinde faaliyet gösteren Rusya dışındaki gemilere yönelik saldırılarını durdurmasını istedi.
ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi'nin Güney ve Orta Asya Alt Komitesi Başkanı Kongre Üyesi Bill Huizenga gazetecilere verdiği demeçte, Hazar Konsorsiyumu'nu etkileyen saldırıların siviller ve Amerikan çıkarları için riskler taşıdığını söyledi. Huizenga, "Daha fazla saldırı tolere edilmeyecektir" vurgusuyla, ABD yönetiminden Kiev'e, müttefiklerin yasal enerji ihracatı ve altyapısının korunması gerektiğini anlatmasını istedi. Huizenga, "Amerikan halkının cömertliği ve Ukrayna hükümetine yaklaşık 200 milyar dolarlık doğrudan desteğin tahsisi bir hayır işi değildir" dedi.
17 ve 19 Temmuz'daki olaylarla ilgili olarak, Ukrayna'nın Kazakistan Büyükelçisi Viktor Mayko daha önce, "bu saldırıların Ukrayna tarafı tarafından gerçekleştirildiğine dair hiçbir kanıt olmadığını" söylemişti. Hazar Konsorsiyumu, 19 Temmuz olaylarını ve ertesi gün Nelsa tankerine yapılan saldırıyı "terörist saldırılar" olarak nitelendirmesine rağmen, şimdiye kadar alenen bu saldırıların failini belirtmedi.
Jeopolitik Açmaz; Kazakistan'ın Alternatifi Olmayan Yol
Hazar Konsorsiyumu'nun 1511 kilometrelik boru hattı, Batı Kazakistan'dan ve Rusya toprakları üzerinden Novorossiysk yakınlarındaki deniz terminaline uzanıyor. Tengiz, Kaşagan ve Karaçaganak sahalarından ham petrol taşıyan bu güzergah, Kazakistan'ın petrol ihracatının yüzde 80'inden fazlasını ve dünya günlük ham petrol arzının yaklaşık yüzde 2'sini gerçekleştiriyor.
Bu konsorsiyumun yüzde 31 hissesi Rusya'ya, yüzde 20,75'i ise Kazakistan'a aittir. Chevron yüzde 15, Hazar Boru Hattı ExxonMobil şirketi ise yüzde 7,5 hisseye sahiptir. Bu durumda, terminalin kapanması ulusal petrol şirketi KazMunayGaz'ın yanı sıra Amerikalı hissedarları da zarara uğratıyor.
Kazakistan alternatif güzergahlar geliştirdi, ancak bunların kapasitesi Hazar Boru Hattı'na kıyasla son derece düşüktür. Hazar Denizi'ndeki "Aktau" limanından ve "Bakü-Tiflis-Ceyhan" boru hattı üzerinden yapılan sevkiyatlar 2025'te 1,3 milyon tona ulaştı ve 2026'da 1,6 milyon tona çıkması bekleniyor. Çin de geçen yıl yaklaşık 1,1 milyon ton petrol aldı. Hazar Denizi rotasının daha fazla kullanılması, tankerlerin ve liman tesislerinin kapasitesine ve ona bağlı boru hatlarında yeterli kapasiteye bağlıdır.
24 Temmuz sabahı itibarıyla faaliyetlerin yeniden başlaması için bir zaman açıklanmadığı göz önüne alındığında, terminalin kapanmaya devam etmesi Tengiz sahasında üretimin daha da sert düşmesine yol açacak ve kriz Kaşagan ile Karaçaganak sahalarına da sıçrayabilir. Her geçen durma günü, üretim kaybından ve ihracat gelirlerinden doğan zararı artırmakta ve petrol gelirlerine yoğun şekilde bağımlı olan Kazakistan devlet bütçesi üzerinde ilave baskılar yaratmaktadır.