1. İran
  2. Türkiye
  3. Batı Asya
  4. Dünya
  5. Röportaj
  6. Analiz/Makale
  7. Bilim/Uzay
  8. Spor
  9. Yaşam/Kültür
  10. Fotoğraf
  11. Karikatür
  12. Video
    • فارسی
    • english
    • عربی
    • עברית
    • Pусский
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter
  • İran
  • Türkiye
  • Batı Asya
  • Dünya
  • Röportaj
  • Analiz/Makale
  • Bilim/Uzay
  • Spor
  • Yaşam/Kültür
  • Fotoğraf
  • Karikatür
  • Video

Tel Aviv'in Paradoksu; Ermeni Soykırımını Tanıyan Soykırımcı

  • 17 Temmuz, 2026 - 22:34
  • Batı Asya haber
Tel Aviv'in Paradoksu; Ermeni Soykırımını Tanıyan Soykırımcı

Ermeni Soykırımı'nı tanımak, Gazze davası Lahey'de sürerken İsrail için ciddi bir çelişki yarattı.

Batı Asya

Tesnim haber ajansının uluslararası haberler grubunun bildirdiğine göre, Siyonist rejimin kabinesi 28 Haziran 2026'da, bu rejimin Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Ermeni Soykırımı'nı tanıma önerisini oy birliğiyle kabul etti. Saar bu adımı ahlaki ve tarihi bir yükümlülük olarak nitelendirerek, Türk hükümetinin öncülüğündeki örgütlü inkâr kampanyası olarak adlandırdığı şeyi şiddetle kınadı.

 

Saar bu oylamanın ardından, "Doğru olanı yapmak için hiçbir zaman geç değildir" iddiasında bulundu. Bu karar hâlâ Knesset'in onayına muhtaçtır; parlamento oylaması 13 Temmuz'a, yani tatil başlangıcı öncesine ertelendi, ancak bu eksik haliyle bile bu adım, Tel Aviv'in on yıllardır süren ayak diremesi ve muhafazakâr kaçınmasının ardından bir tavır değişikliğine işaret etmektedir.

 

On yıllar boyunca Siyonist rejim bu ifadeyi kullanmaktan kaçındı. Bu ret hiçbir zaman tarihi belgelerle ilgili değildi. Asıl sebebi yalnızca jeopolitik hesaplardı: giderek daha fazla hasmane bir hale gelse de stratejik bir komşu olarak Türkiye ile ve ayrıca bu rejimin petrol tedarikçisi ve silah alıcısı olan Azerbaycan Cumhuriyeti ile ortaklığı sürdürmek.

 

Tel Aviv'deki birbirini izleyen kabineler bu tanımayı, oynanmasının maliyeti yüksek bir kart olarak görüyordu. Bu konu Ankara ile ilişkiler ne zaman gerilse Knesset'te gündeme geliyor, ilişkiler düzelir düzelmez de unutuluyordu.

 

Bu karara tepkiler tamamen öngörülebilirdi. Türkiye bu adımı siyasi saiklerle ilişkilendirdi ve İsrail rejimini, bu hamleyle dikkatleri Gazze'deki kendi suçlarından başka yöne çekmeyi amaçlamakla suçladı. Azerbaycan Cumhuriyeti de bunu tarihi gerçeklerin çarpıtılması olarak nitelendirerek Tel Aviv'den bu yoldan geri dönmesini istedi.

 

Ancak bizzat Ermenistan'ın tepkisi dikkat çekici derecede soğuktu. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Erivan'ın bir tepki vermeye gerek görmediğini, zira "Ermeni Soykırımı meselesinin araçsallaştırılması" olarak adlandırdığı şeyden uzak durmanın daha çok Ermenistan'ın çıkarları doğrultusunda olduğunu açıkladı.

 

Öyleyse böyle resmi bir tanımanın pratikte ne faydası var? Bu adım hiçbir şeyi yargılamaz, bir sorumluluk belirlemez, bir tazminat getirmez ve kimseyi mahkûm etmez. Yine de, onu yalnızca teatral bir gösteri olarak görmemek gerekir. Tanımak, bir egemenliğin resmi tutumudur; kamusal yaklaşımı pekiştirir, inkâr politikasına karşı durur ve toplumların suçları adlandıracağı bir literatür şekillendirir.

 

Bir resmi tanımanın neleri yapıp neleri yapamayacağını kavramak şimdi her zamankinden daha fazla önem taşıyor; çünkü Siyonist rejim bir suçu "soykırım" olarak adlandırma kararını tam da kendisi onlardan birini işlemekle suçlanırken aldı.

 

Gazze'deki Suçların Ağır Gölgesi Tel Aviv'in Kararının Üzerine Düştü

 

İşte bu noktada, Tel Aviv'in kararı Ermenistan ve Türkiye hakkındaki basit bir hikâyeden daha karmaşık hale geliyor. Siyonist rejim şu anda, Güney Afrika'nın bu rejimin Gazze'deki suçlarıyla ilgili olarak Soykırım Sözleşmesi'ne dayanarak açtığı bir davada kendini Uluslararası Adalet Divanı'nda savunuyor. Mahkeme henüz davanın esası hakkında karar vermemiş olsa da, soykırım fiillerini önlemek üzere geçici tedbirler çıkarmıştır.

 

Asıl gerilim de işte burada yatmaktadır. Siyonist rejim, kabine kararıyla Ermeni Soykırımı'nı tanıyarak, fiilen siyasi organların, tamamlanmış bir yargı süreci dışında da bir olaya "soykırım" adını koyabileceğini teyit etmiş oldu. Bir icra eylemiyle soykırım adlandırmasında bulunan bir rejim, sırf yargı süreci devam ediyor diye bu sözcüğün kendi aleyhine kullanılmasının meşru olmadığını rahatça iddia edemez.

 

Lahey'deki mahkeme ne karar verirse versin, ülkeler ve uluslararası örgütler Gazze'deki soykırımı kesin bir yargı kararı olmadan da tanıyabilirler; tıpkı Ermeni Soykırımı'nın, hiçbir mahkeme kararı olmaksızın düzinelerce egemenlik tarafından tanındığı gibi.

 

Sembolizmin Ötesinde, Ancak Siyasetin Pençesinde Kalmış

 

Bu tanıma sembolik bir adımın ötesine geçer mi? Evet, çünkü normatif bir ortamda etki yaratır. Ancak bu adım asla siyaset oyununun ötesinde değildir. Tel Aviv'in kararı tam da Ankara ile gerilimlerin ortasında alındı; bu adımın siyasi olarak düşük maliyetli ve bir cezalandırma aracı olarak son derece faydalı olduğu bir zamanda.

 

Sonraki olaylar bu gerçeği gayet iyi kanıtladı. 13 Temmuz'da, Knesset'in Ekim seçimlerine kadar tatile girmesinden birkaç gün önce, bir Siyonist yetkili parlamento oylamasının ertelendiğini teyit etti. Bu olayın zamanlaması son derece manidardı: İran'la ateşkes anlaşması çökmüştü, Türkiye'deki NATO Liderler Zirvesi'nde Ankara Washington'a F-35 savaş uçakları konusunda baskı yapmıştı ve Türkiye ile gerilimi azaltma, Tel Aviv için siyasi değerini yeniden kazanmıştı.

 

Böylece, tarihi bir suçun anısının en üst siyasi düzeyde rahatça alınıp satıldığı gözler önüne serildi. Bir diplomatik faslı kolaylaştırmak için arşive kaldırılabilecek bir resmi tanıma, asla inançtan ve ilkelerden kaynaklanmamıştır.

 

Paşinyan'ın soğuk tutumu da işte bu kavrayıştan ileri geliyordu. O, haklı olarak, Ermenilerin tarihi haklılıklarını kanıtlamak için Tel Aviv'in siyasi gündeminin oyuncağı haline gelmeye ihtiyaçları olmadığını gördü. Asıl misyon, tarihi belleğin araçsal suistimaline karşı durmak ve nerede işlenirse işlensin, kim işlemiş olursa olsun suçların adlandırılmasının aynı standartlara tabi olması gerektiğinde her zaman ısrar etmektir.

 
R1729/P
tasnim
tasnim
tasnim
  • Hakkında
  • İletişim
  • En Çok Okunan
  • Arşiv
bizi takip et:
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter

All Content by Tasnim News Agency is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.