Siyonistler: İran’ın İsrail’e Yönelik Varoluşsal Tehditleri Savaştan Sonra Şiddetlendi

Tesnim Haber Ajansı- Rai al-Youm'un haberine göre; işgal rejimi çevrelerinde ve toplumunda, İran'a karşı yürütülen savaşta hedeflere ulaşılamamasının ardından artan hayal kırıklığı itirafları devam ediyor. Ünlü Siyonist analist ve gazeteci Alon Mizrahi şu değerlendirmede bulundu: "Şuna dikkat edilmelidir ki; bugüne kadar Washington ve Tel Aviv, İran'ın nükleer programının imhası, rejimin devrilmesi ve balistik füze projesinin ortadan kaldırılması gibi ortak savaş hedeflerinin hiçbirine ulaşamamıştır."

İran, İsrail’e Karşı Karmaşık Bir Denklemler Savaşı Başlattı

Yedioth Ahronoth gazetesinin siyasi analisti Nadav Eyal da konuya ilişkin yaptığı açıklamada; İsrail'in İran'ın umutsuz ve yenilmiş olduğu iddialarına rağmen, Tahran'ın İsrail'e karşı karmaşık bir denklemler savaşı yürüttüğünü belirtti.

Eyal, İsrail'in yeni denklemleri kabul etmek zorunda kaldığını ve bölgedeki varlığını kanıtlamak için Beyrut'un Dahiye bölgesine saldırarak İranlılara "denklemlerinin temelsiz olduğu" mesajını vermeye çalıştığını ekledi. Ancak İran'ın Dahiye saldırısına verdiği hızlı yanıtın ardından Başbakan Binyamin Netanyahu'nun her füze saldırısına karşılık verileceğine dair konuşma yapma ihtiyacı hissetmesinin, İsrail'in stratejik konumunun tehlikeli bir düşüşe geçtiğinin kanıtı olduğunu vurguladı. Siyonist analist, bu durumun son yıllarda bölgede denklemleri sabitlemek için kullanılan devasa askeri gücün etkisizleştiğini ve İran'ın ilk saldırıyı gerçekleştirmesinin İsrailliler arasında büyük bir umutsuzluk yarattığını ifade etti.

İsrail’in İran Karşısındaki Stratejik Konumu Önemli Ölçüde Kötüleşti

Askeri İstihbarat Teşkilatı'nın (Aman) eski İran Masası Şefi Danny Citrinowicz, Israel Hayom gazetesinde yayımlanan makalesinde şu ifadeleri kullandı: "Haziran 2025'te gerçekleşen İsrail-İran arasındaki ilk doğrudan savaşın üzerinden bir yıl geçti ve bir şey çok net: İsrail'in İran karşısındaki stratejik konumu dramatik bir şekilde kötüleşti."

Eski askeri yetkili, İranlıların gelecekte İsrail'in İran tehdidiyle mücadelesini zorlaştıracak yeni bir stratejik gerçeklik yarattığını belirtti. Citrinowicz, İsrail ve ABD'nin Tahran rejimini devirme, füze ve nükleer programını yok etme çabalarının başarısız olduğunu, üst düzey yetkililerin suikastla öldürülmesi gibi bazı başarıların ise sahadaki derin gerçekliği değiştirmediğini vurguladı.

İsrail Kendi Kibri ve Yanlış Varsayımları Nedeniyle Ağır Bir Yenilgi Aldı

Citrinowicz, İsrail'in bu savaşta büyük bir yenilgiye uğradığını, bunun sebebinin ise güvenlik ve askeri birimlerin "bir dizi saldırıyla Tahran'ın stratejik konumunu değiştirebileceklerini" sanan aşırı kibri ve yanlış varsayımları olduğunu belirtti. Tahran rejiminin devrilmediğini, aksine mevcut yönetimin eskisinden daha katı politikalara sahip olduğunu ve bölgesel politikalarda hiçbir değişim yaşanmadığını ekledi.

Daha da kötüsü, ABD hükümetinin tutumunun İsrail'in durumunu zorlaştırdığını belirten eski yetkili; Washington'ın sadece İran'la anlaşma arayışında olmadığını, aynı zamanda İsrail'in operasyonel kapasitesini sınırladığını ve Tel Aviv'in ABD politikalarına uyum sağlaması konusunda ısrarcı olduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın İsrail'in İran karşısındaki caydırıcılığına ciddi zarar verdiğini söyledi.

İran Savaştan Daha Güçlü Çıktı

Danny Citrinowicz makalesini şu şekilde sonlandırdı: "İran bu savaştan sağ çıktı ve eskisinden daha güçlü ve emin bir şekilde ortaya çıktı. Füze ve İHA stoklarını korudu, nükleer programını güçlendirdi ve bölgesel hedeflerini ilerletmek için her türlü aracı kullanmaya hazır. Bu, İsrail için çok daha büyük zorluklar yaratan karmaşık bir stratejik gerçekliktir."

Haaretz gazetesi de yayımladığı makalede, İran ile yaşanan son çatışma döneminin Netanyahu'nun "güç kullanarak boyun eğdirme" projesinin boş ve çökmüş olduğunu kanıtladığını belirtti. Gazete, 12 günlük İran savaşının zorunlu bitişinin ardından ABD'nin tekrar İran ile müzakere masasına dönmek zorunda kalmasının ve Trump'ın Netanyahu'yu İran karşısında yalnız bırakabileceğine dair uyarıda bulunmasının, Netanyahu projesinin çöküşünü netleştirdiğini vurguladı.