İsrail'in Türkiye'nin Deniz Gücünden Duyduğu Güvenlik Endişeleri

Tesnim Haber Ajansı- İsrail güvenlik çevreleri, Türkiye'nin bölgedeki "nüfuzunun" genişlemesine karşı uyarılarda bulundu. Yapılan açıklamalarda, Türkiye'deki mevcut siyasi ve askeri gelişmelerin, gelecekte "İsrail"i özellikle deniz alanında giderek büyüyen stratejik zorluklarla karşı karşıya bırakabileceği belirtildi.

"Israel Hayom" gazetesinin askeri analiz yazarı Yoav Limor, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "İsrail güvenlik kuruluşu, Türkiye'yi bir 'kırılma noktası' olarak görüyor; bu da Tel Aviv ile ilişkileri daha fazla gerilime sürükleyecek gelişmelerin yaşanabileceği anlamına geliyor."

Söz konusu raporun yazarı, geçtiğimiz haftalarda Türkiye'den Gazze Şeridi'ne bir deniz filosunun gönderilme teşebbüsünün engellendiği olaya atıfta bulunarak, Türk ve İsrail deniz kuvvetleri arasında doğrudan bir çatışmayı ancak Amerika Birleşik Devletleri'nin müdahalesinin önlediğini ekledi. Raporda ayrıca, gelecekte bu tür hadiselerin tekrarlanma olasılığına dair ciddi uyarılarda bulunuldu.

Türkiye'nin deniz kabiliyetlerine odaklanılan raporda, Ankara'nın fırkateynler, muhripler, denizaltılar, lojistik gemiler ve geniş deniz personeline sahip büyük bir filoya sahip olduğuna dikkat çekildi. Buna karşın, İsrail'in deniz yeteneklerinin daha sınırlı olduğu ve bu durumun, olası bir karşı karşıya gelmede "denizi" İsrail'in zayıf noktalarından biri haline getirdiği vurgulandı.

Yazıda aynı zamanda, Ankara'nın Karadeniz ve Akdeniz'deki deniz nüfuzunu genişletmeyi amaçlayan ve "Mavi Vatan" (Mavi Vatan) olarak bilinen doktrinine de değinildi. Raporda, Türkiye ile Libya arasında imzalanan ve Ankara'ya Doğu Akdeniz'de daha geniş bir nüfuz alanı sağlayan deniz yetki alanları anlaşmasına işaret edildi.

Değerlendirmede, Türkiye'nin deniz rotaları üzerindeki kontrolünü güçlendirmeye yönelik her türlü hamlesinin, özellikle İsrail'in deniz ticaretine olan neredeyse tamamen bağımlılığı ve Gazze'deki savaşın başlamasından bu yana Eylat Limanı'nın kapalı olması göz önünde bulundurulduğunda, İsrail'in çıkarlarını doğrudan etkileyebileceğinin altı çizildi.