Haaretz: İran, Fars Körfezi Bölgesinde Yeni Gerçeklikleri Pekiştiriyor
- İran haber
- 21 Mayıs, 2026 - 01:25
Tesnim haber ajansının İbranice haberler grubunun bildirdiğine göre, Haaretz gazetesinin kıdemli analisti Tsifi Barel, Çarşamba günü bu gazetede yayımlanan yazısında, İran'ın, Trump'ın uzatma süresinde bulunulduğuna dair sözlerine hiçbir şekilde aldırış etmediğini ve Fars Körfezi bölgesinde kendi yeni gerçekliklerini pekiştirmekle meşgul olduğunu vurguladı.
Bu yazının girişinde şu ifadelere yer verildi: "Donald Trump tehdit etti: 'Vakit daralıyor. Acele etmeliler, yoksa ellerinde hiçbir şey kalmaz.' ABD Başkanı'nın, 8 Nisan'da ilan edilen ve iki hafta sürmesi öngörülen ateşkesten bu yana İran'ı kaç kez tehdit ettiğini saymak güç."
"O tarihten bu yana yaklaşık sekiz hafta geçti. Pazartesi günü Pakistan, İran'ın önceki öneride yaptığı 'düzeltilmiş' versiyonu sundu; Trump bunu kesin bir dille reddetti ve dünya bir kez daha onun yanıtını bekliyor."
"Öneriye aşina kaynaklara göre, bunlar yeni pozisyonlar olmayıp, Trump ile İran'ın önerilerinin bir bileşimidir."
"Amaç, ana meselelerin iki ayrı bölüme ayrılmasını önlemek ve bunun yerine tümüne ilişkin müzakerelerin tek bir çerçeve içinde yürütülmesini sağlamaktır."
"Eğer önerinin özü gerçekten buysa, hedefi müzakerelerde ilerleme kaydedilmesini engelleyen usule dair engellerden birini aşmaktır. İran, öncelikle Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer düzenlemelerinin ele alınmasında, ABD ve İsrail'den herhangi bir saldırıdan kaçınacaklarına dair taahhüt ve güvenceler alınmasında ve ABD bankaları ile dünya genelinde tutulan bloke edilmiş fonlarının serbest bırakılmasında ısrar etmektedir."
Yazar, yazısının bir diğer bölümünde, İran'ın hesaplı bir planla Hürmüz Boğazı'nı kendisi için küresel bir siyasi ve ekonomik araca dönüştürmeyi başardığını ve bu doğrultuda kayda değer zaferler ve başarılar elde ettiğini itiraf etmektedir.
Bu başarı, Körfez ülkelerindeki terörist Amerikan düşmanının mevzi ve çıkarlarına karşı gerçekleştirdiği füze ve İHA kabiliyetiyle birleşerek, şimdiye kadar etkili olmuş kayda değer bir caydırıcılık kapasitesi yaratmıştır.
Barel'in itirafına göre, savaştan (Amerikan-Siyonist saldırganlığının İran'a karşı başlamasından) önce Hürmüz Boğazı ve Fars Körfezi'nde seyrüsefer serbestisi gündemde değilken, İran şimdi ABD'yi, Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından kontrol edilmesini göz ardı edilemeyecek bir mesele olarak görmeye zorlamaktadır. Bu durum, nükleer meseleye ilişkin tartışma, mutabakat ve hatta belki de taviz verilmesini gerektirmektedir.
Haaretz ayrıca Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin savaşın yeniden başlamasından duyduğu endişeye işaret ederek şunları yazıyor: "Fars Körfezi'nin güney kıyısındaki ülkeler, gerçekleşse dahi Trump'ın peşinde olduğu tam teslimiyeti garanti etmeyecek bir saldırıyı bekler halde tam alarm durumundalar."
"Bu ülkeler, terörist örgüt CENTCOM'un komutanı Amiral Brad Cooper'ın, geçtiğimiz Perşembe günü Senato Silahlı Hizmetler Komitesi'ndeki oturumda sunduğu istatistiklerle ikna olmuş değiller."
"Cooper'ın iddiasına göre ABD, bölgede bulunan ve sayıları yaklaşık 8.000 olarak tahmin edilen deniz mayınlarının neredeyse yüzde 90'ını imha etmiş durumda."
"Körfez ülkeleri, büyük bir petrol tesisini yok etmek veya gaz üretimini durdurmak için bir füze veya İHA saldırısının yeterli olduğunu artık anlamış bulunuyor. İran, hedef listesinin, ABD saldırısının ölçeği kadar geniş olacağı gerçeğini gizlemiyor. Körfez ülkelerinin su tüketiminin neredeyse yüzde 90'ını sağlayan tuzdan arındırma tesisleri, Birleşik Arap Emirlikleri'nde saldırıya uğrayan gibi nükleer santraller, enerji santralleri ve diğer sivil altyapı tesisleri – hepsi, İran'ın, Trump ve Netanyahu'nun bir kez daha aptallık etmesi halinde saldırmakta tereddüt etmeyeceğini ilan ettiği 'meşru' hedef listesinin bir parçasıdır. Ve bu, onların tek endişesi de değil."
Bu yazının sonunda ise şu itirafta bulunulmaktadır: "İran'daki mevcut kara ulaştırma güzergahlarının haritası, bu ülke için mevcut ve potansiyel alternatiflerin bolluğunu göstermektedir. İran'ın elindeki seçenekler arasında, Hindistan'ı İran üzerinden Kafkasya ve Rusya'ya bağlayan Kuzey-Güney Koridoru; sefer sıklığı haftada birden üç veya dörde çıkan Çin-İran yük treni hattı ve İran'ı Hazar Denizi'ne kıyıdaş ülkelere bağlayan ulaşım güzergahları yer almaktadır."
"Şimdiye kadar teknik ve idari sorunlarla karşılaşan İran-Türkiye demiryolu, muhtemelen başlıca alternatif güzergah haline gelirken, geçtiğimiz yılın sonunda iki ülke arasında yaklaşık 1,6 milyar dolar maliyetle modern ve yüksek hızlı bir demiryolu hattı inşa edilmesine yönelik imzalanan anlaşmanın akıbeti ise belirsizliğini korumaktadır."