Tesnim Haber Ajansı Siyaset Servisi'nin bildirdiğine göre, Chatham House düşünce kuruluşu, Washington ile Tahran arasındaki savaş alanına ilişkin en son rapor ve analizinde, bu çatışmanın Amerika'nın iç siyaset denklemleri üzerindeki etkisine odaklandı. Bu raporun bir bölümünde, "Washington, savaş alanındaki sınırlı taktiksel kazanımlarını Amerikan kamuoyuna 'stratejik başarılar' olarak satmaya çalışıyor" vurgusu yapıldı.
Bu durum, Kasım ayındaki ara seçimlerin hızla yaklaştığı ve yenilenen, uzun süreli savaşların Amerika Birleşik Devletleri ekonomisine daha fazla zarar verdiği bir ortamda gerçekleşiyor. Nihayetinde Chatham House şu sonuca varıyor: Amerikalıların Trump ve savaş çığırtkanı Cumhuriyetçilerle hesaplaşması Kasım ayındaki ara seçimlerde gerçekleşecek.
Bu düşünce kuruluşunun raporunda işaret edilen en önemli nokta, Amerikan vatandaşlarının stratejik başarılar ile sınırlı taktiksel kazanımlar arasında yaptığı ayrım ve Trump yönetiminin Tahran karşısındaki başarısızlığının kamuoyu tarafından idrak edilmesidir. Daha açık bir ifadeyle, şu anda çoğu Amerikalı seçmen, mevcut savaş sahnesinin Trump'ın ilan ettiği ilk hedef ve istekleriyle çeliştiğinin açıkça farkındadır. Çeşitli medya organları ve araştırma kuruluşları tarafından yapılan anketler, Amerikan vatandaşlarının yüzde 60 ila 70'inin İran'a yönelik saldırıya karşı çıktığını ve bu savaşın sonuçlarından duyduğu memnuniyetsizliği gösteriyor.
Böylesi bir ortamda Trump, sahip olmadığı kazanımlar üzerinden bir anlatı oluşturma gücünden yoksundur. Savaş sahnesi ve orada yaşanan ve yaşanmakta olan gerçekler, Trump ve destekçilerinin propaganda yapma ve İran'la savaşa dair tersine bir anlatı kurgulama manevra alanını ortadan kaldırmıştır.
Bir diğer nokta ise, Trump'ın bu stratejik ve hesapsal hatasının Kasım ayındaki seçim denklemleri üzerindeki etkisine dayanıyor. Bağımsız Amerikalı seçmenlerin Trump yönetiminin dış politikasından yüz çevirmesi ve İran'la savaşın ekonomik ve ticari sonuçlarına ve bu durumun Amerika'da artan enflasyona etkisine duydukları öfke, Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senato'daki hakimiyetlerini kaybetmenin eşiğine gelmelerine neden oldu.
Bu süreçte Trump böylesine ağır bir yenilginin baş sorumlusu haline gelecek ve bu durum, Amerika'da iktidardaki partinin 2028 başkanlık seçimlerindeki yenilgisinin de habercisi olacaktır. Savaş şu anda tamamen sona erse bile, Trump ve Amerika'nın Cumhuriyetçi Partisi'ndeki destekçilerinin, güçlü ülkemiz karşısında alınan yenilginin siyasi ve sosyal sonuçlarından kurtulamayacakları aşikardır.
Amerika'daki bazı siyasi çevrelerin, İran savaşını Cumhuriyetçilerin hem Kongre ara seçimlerinde hem de yaklaşan başkanlık seçimlerdeki Aşil tendonu olarak değerlendirmesi boşuna değildir.