Türk Analistlerin Gözünden Amerika'nın Hürmüz Boğazı'nda NATO ile Büyük Sınavı - Birinci Bölüm

Tesnim Haber Ajansı Uluslararası Haberler Servisi'nin bildirdiğine göre, Amerika'nın aşırı talepleri İslamabad müzakerelerinin neticesiz kalmasına neden olurken; Trump şimdi tehdit ve blöflerle NATO'yu bu meseleye sürüklemeyi umut ediyor.
Türk siyaset analistleri ve uzmanları ise bu süreçte savunma ve hukuki zorluklara dikkat çekerek, Trump'ın NATO ittifakının 5. maddesini bahane edip Batılı müttefiklerinin yardımından faydalanmasının hiçbir yolu olmadığını ifade ediyorlar.
Dün gece Türkiye'nin önde gelen 8'den fazla televizyon kanalı, Hürmüz Boğazı'nda NATO'nun karşılaştığı zorluklar üzerine kapsamlı açık oturumlar düzenledi. Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse; hiçbir programda uzmanların görüşleri Amerika'nın lehine değildi ve Donald Trump'ın bu tür hilelerle İran'a karşı savaş alanındaki yenilgisini telafi edemeyeceği konusunda fikir birliğine varıldı.
Ortadoğu siyaseti uzmanı ve İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yeliz Albayrak, CNN Türk televizyonundaki açık oturumda şu açıklamalarda bulundu: "Donald Trump kelimenin tam anlamıyla güvenilmez bir siyasetçi. Hiçbir istikrarı yok ve sözlerine inanılamaz. Örneğin, bir yandan maksimalist talepleriyle İslamabad müzakerelerini çıkmaza sürüklerken, diğer yandan Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi konusunda blöflere sığınıyor. NATO üyelerinin desteğiyle Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alacağını iddia ediyor; ancak böyle bir şey pratikte mümkün değil."

Dr. Albayrak sözlerine şöyle devam etti: "Hiçbir aklı başında lider ve siyasetçi Trump'ın yanında durmaya yanaşmaz. Zira herkes Trump'ın yanlış kararlarını desteklemenin ne gibi sonuçları ve ne denli yüksek riskleri olduğunu biliyor. Avrupalıların da bu olayda onu desteklemeye razı olmalarına ihtimal vermiyorum. İran kırk gün boyunca Amerika ve İsrail'e karşı savaştı ve NATO üyeleri Trump'ı desteklemeye yanaşmadı. Şimdi de kararlarını değiştirmeleri için hiçbir neden yok. Üstelik Amerika'nın yarınki vizyonda Fars Körfezi'ndeki Arap ülkeleriyle işbirliği yapıp yapamayacağı ve bölgenin güvenlik mimarisini daha fazla istikrarsızlaştırıp istikrarsızlaştırmayacağı da belirsiz."

Programın devamında Dr. Urallı ise şunları ekledi: "İran ve Hürmüz Boğazı ne Libya'dır ne Irak'tır ne Saraybosna'dır ne de NATO'nun ortak hareket etmesini gerektiren benzer bir yerdir. Dolayısıyla NATO'nun askeri desteğini sağlamanın bir yolu yoktur ve Trump er ya da geç kendini bu çatışmadan çıkarmak zorundadır."


NATO, Pentagon Değil!

NTV televizyonunda yayımlanan açık oturumda da Donald Trump'ın NATO askeri ortaklarından askeri işbirliği beklentileri ele alındı.
Türk siyaset analistlerinden Dr. Ali Şahin bu konuda şunları söyledi: "Donald Trump'ın karakterinin ve ahlaki yapısının, en basit siyasi ve askeri konularda bile gaf yapmasına neden olduğuna tanık oluyoruz. NATO hakkında öyle bir konuşuyor ki, bu askeri ittifakı Savunma Bakanlığı, yani eski adıyla Pentagon ile karıştırdığı belli oluyor. Kimse çıkıp Trump'a 'NATO senin emir verebileceğin, sana bağlı bir alt kurum değil' demiyor. Bu Batılı ittifakın seksen yıllık tarihinde Amerika her zaman NATO'nun en önemli ordusu olmuştur; ancak hiçbir ABD başkanı üye ülkelere emir vermeye kalkışmamıştır."
Aynı konu hakkında Habertürk televizyonundaki açık oturumda konuşan Dr. Barış Adıbelli ise şu ifadeleri kullandı: "Trump'ın ekibi NATO'nun tüm eylemlerinin tarihçesini bir kez gözden geçirmelidir. Biz sadece 1999 yılında Belgrad'da NATO'nun aceleci ve anlamsız bir eylemine tanık olduk ki bu da oldukça sınırlı bir adımdı. Trump'ın Hürmüz Boğazı'na müdahale için NATO'dan beklentileri olarak öne sürülen şeyler, bilişsel bir algı hatasından ve yanlış yorumlamadan kaynaklanmaktadır. Unutmayalım ki Irak ve Libya dosyalarında Amerika ile NATO üyelerinin görüşleri arasında fikir birliği vardı. Ayrıca George W.

Bush'un ekibi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde de Irak'a saldırmak için gerekli bahaneleri tescil etmeyi başarmıştı. Ancak bu koşulların hiçbiri İran ve Hürmüz Boğazı için geçerli değil."
TRT haber kanalının kapsamlı açık oturumunda da Donald Trump'ın hatalar zincirinin Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasını büyük bir soruna dönüştürdüğüne ve aslında bu sorunun İslamabad'da çözülebileceğine dikkat çekildi. Ancak Amerikan müzakere heyetinin aşırı taleplerinin, düğümün çözülmesini engellediği belirtildi.

Bu raporun bir sonraki bölümünde, Türk siyaset analistleri ve uzmanlarının görüşleri doğrultusunda NATO'yu İran ile Amerika arasındaki savaşa çekmenin tek olası yolunun ne olduğuna değinilecektir.