Şehit Rehber'in Gözünden İmam Sadık'ın (a.s) Hayatının Sırları


Şehit rehberin bu ilmi mücadelesinin bir kısmı, imamet çizgisinin devamlılığını ustalıkla resmeden değerli "250 Yaşındaki İnsan" adlı eserde tecelli etmiştir. Yaptığı ilmi çalışmalarla, imamların hayatını halifelerin zulmüne karşı pasif ve teslimiyetçi gösteren çizgiye karşı çıkarak onların mücadeleci yönlerini ön plana çıkarmıştır. Bu yaklaşımı, Şii toplumuna düşmanlar karşısında direniş gösterme ve hayata "Tevhid"i hakim kılma görevlerinde bir rehber niteliğindeydi.
İmam Sadık'ın (a.s) şehadet yıldönümü arifesinde, şehit rehberimizi anarak, onun mektebin kurucusu olan İmam'ın hayatına dair görüş ve yorumlarının bir kısmını gözden geçiriyoruz.
Şehit rehberimiz, İmam Sadık'ın (a.s) vefat ve şehadet gününü, imamet döneminin unutulmaz tarihini taşıyan, tertemiz ve pak seleflerin şanlı ve gurur verici anılarını hatırlatan son derece yüce bir gün olarak nitelendirmiş ve şöyle buyurmuştur: "İmam Sadık (a.s), Müslümanlar, özellikle de Şiiler arasında çok iyi tanınan bir şahsiyettir." Ancak bununla birlikte şu inancı da taşımaktaydı: "İmam Sadık'ın (a.s) kişiliğinin bir boyutu ise bilinmemektedir ve o da İmam'ın devrimci ve siyasi mücadelesidir." O yüce İmam'ın mücadele boyutlarını açıklarken şu temel eksenleri belirtmiştir:

1. İmamet meselesinin açıklanması ve tebliği.
2. Dini hükümlerin Şii fıkhı yöntemiyle tebliği ve Kur'an'ın Şii bakış açısıyla tefsiri.
3. Gizli bir ideolojik-siyasi teşkilatın varlığı.
Bu listede ilk öncelik imamet meselesinin açıklanmasına ayrılmıştır ve bu durum, onun yorumuna göre, "Diğer Şii imamlar gibi İmam Sadık'ın (a.s) da davetinin ana eksenini 'imamet' konusunun oluşturduğunu" göstermektedir.

O, imamların hayatının bir boyutunu "açıklayıcı (tebyin)" olarak nitelendirmesine rağmen, bu boyuttaki açıklama çabalarında da mücadele ruhunu canlı ve coşkulu bir şekilde göstermiş, açıklamayı hem sözlü hem de pratik yönleriyle bir bütün olarak ele almıştır. İmam Sadık'ın (a.s) mücadele boyutunun bu kısmını açıklarken birkaç önemli noktaya değinmektedir:

A) Doğrudan Reddetme: Toplumun, dönemin yöneticilerinin ve zalim halifelerin egemenliğinin batıl olduğu konusunda hem düşüncede hem de eylemde hiçbir sapma, tahrif, şüphe ve sarsıntı yaşamaması için onların açık ve doğrudan reddedilmesi. "İmam Sadık (a.s), Emevileri ortadan kaldırmak ve yerlerine gerçek İslami yönetim olan Alevi yönetimini getirmek için zemin hazırlıyordu."

B) Velayeti İlan Etme: Kendisini velayet ve imamet makamının gerçek sahibi olarak tanıtması.

C) Bilinci Derinleştirme: Toplumun hak imamlara yönelik bilgisini, onlara uyma ve itaat etme gerekliliğini güçlendirip derinleştirmesi ve kendi imametini velayet ve imametin aydınlık çizgisinin bir devamı olarak sunması.

D) Sabır ve Basireti Güçlendirme: İmamların nihai hedefi olan tağut egemenliğini devirmek ve dini, tevhidi bir yönetim kurmak için zihinsel, ideolojik ve aynı zamanda nesnel ve pratik hazırlıklar yaratarak toplumdaki "sabır" ve "basiret" unsurunu güçlendirmesi.
Şehit rehber bu bağlamda şöyle buyurmaktadır: "İmam Sadık (a.s) kapsamlı ve sürekli bir mücadele içindeydi. Yönetimi ve gücü ele geçirmek, İslami ve Alevi bir yönetim kurmak için verilen bir mücadele..."
Şehit rehberin, bu hazırlıkların oluşturulmasında iki konuyu önemli gördüğünü belirtmek gerekir:

1. İdeolojik Hazırlık: Dini hükümlerin Şii fıkhı yöntemiyle açıklanması, Kur'an'ın Şii bakış açısıyla tefsir edilmesi ve Emevi krallarının tahammül edemediği devrimci İslami düşüncenin Müslümanlar arasında yaygınlaştırılması yoluyla dini anlayış ve bilincin güçlendirilerek ideolojik hazırlıkların yapılması.

2.Pratik Hazırlık: Bizzat liderlik ettiği "gizli ideolojik-siyasi teşkilatın ve geniş propaganda ağının" korunması, güçlendirilmesi ve aktif hale getirilmesi yoluyla pratik hazırlıkların yapılması. *İmam Sadık (a.s)... İslam dünyasının dört bir yanında Alevi yönetim akımı taraftarlarından oluşan devasa bir teşkilat... kurmuştu. ... Ve bu teşkilatla, bu teşkilatın içinde yer alan halkın yardımıyla Emevi sistemine karşı mücadele ediyordu.

Dönemin Şii hareketindeki bu fikri ve pratik hazırlıklar, o yüce İmam'ın çabaları sonucunda öylesine güçlenmişti ki, dünyanın dört bir yanına yayılan İmam'ın taraftarları *"sabırsızlıkla onlardan askeri bir eylemde -ve rivayetlerin diliyle kıyam ve huruçta- bulunmalarını istiyorlardı." Bu durum, söz konusu teşkilattaki kişilerin, imameti sadece Peygamber Efendimiz'in (s.a.a) Ehl-i Beyt'ine layık görecek ve pratik açıdan da kendilerinde zalim yöneticileri devirme ve Alevi egemenliğini sağlama gücünü bulacak kadar yetiştiklerini; İmam'dan bir Alevi kıyamı ve devrimi beklediklerini göstermektedir.

O, bu pratik hazırlıkların gölgesinde şu inancı taşımaktadır: "Emevi yönetim sisteminin çöküşünün aracı, İmam Sadık'ın (a.s) ashabının çabalarıydı; ancak Abbasiler haksız yere bundan faydalandılar."

Bugün o şehit İmam'ın çabalarının ve mücadelesinin meyvelerine baktığımızda, İmam Sadık (a.s) mektebinin yiğit bir evladı ve başarılı bir öğrencisi olarak, Büyük Humeyni'den sonraki kendi liderliği döneminde aydınlık imamet çizgisini güç ve kararlılıkla sürdürmeyi başardığını; o yüce şahsiyetin tağutu, istikbarı ve hegemonyayı reddetme ve Tevhid egemenliğini sağlamlaştırma yolunu devam ettirdiğini çok iyi anlıyoruz.

O, Açıklama Cihadı (Cihad-ı Tebyin) alanında Saf Muhammedi İslam'dan (s.a.a) ilham alan devrimci düşünceye dayalı dini bilinci yayarak, İslam ümmetinin çağımızda tağutun mazharı olan küresel hegemonya sistemine karşı koymak için ihtiyaç duyduğu yazılımsal hazırlıkları artırmayı başardı. Aynı zamanda güçlü teşkilat çalışmalarıyla, Direniş Cephesi'ni kurup güçlendirerek ve sağlamlaştırarak donanımsal boyutta da hegemonya sistemini ağır zorluklarla karşı karşıya bıraktı; onların yenilmezlik efsanesini çürüterek birçok cephede onlara yenilginin acısını tattırdı.
Umarız Yüce Allah, o eşsiz liderin mücadelelerinin gölgesinde, Emevilerin çöküşü gibi bir kaderi cani Amerika dünyası ve uğursuz Siyonist rejim için de yazar; Saf Muhammedi İslam'ın (s.a.a) devrimci öğretilerinin dünyanın dört bir yanına yayılması için zeminleri her zamankinden daha fazla hazırlar ki, Velayet-i Uzma güneşinin doğuşunun aydınlık ufukları, Alevi adaletini arzulayan gözleri, gönülleri ve ruhları aydınlatsın ve ısıtsın.