Garibabadi: Hürmüz Boğazı'ndan Geçiş İçin Umman İle Bir Protokol Hazırlıyoruz


Tesnim Haber Ajansı Dış Politika Servisi'nin bildirdiğine göre, Dışişleri Bakanlığı Hukuk ve Uluslararası İşler Yardımcısı Kazım Garibabadi, Rus haber ajansı Sputnik'e verdiği röportajda Hürmüz Boğazı'nın durumu hakkında şunları söyledi: "Öncelikle şu hususu belirteyim ki Hürmüz Boğazı açıktı ve geçişler rahatlıkla yapılıyordu. Silahlı saldırılar ve bir saldırganlık eylemiyle karşı karşıya kaldığımızda buradaki geçişlerin temel sorunlarla karşılaşması doğaldır ve bu durum, söz konusu askeri ve saldırganca eylemin bir sonucudur."
Garibabadi sözlerine şöyle devam etti: "Biz şu an savaştayız. Savaş sırasında bu boğazda savaş öncesi kuralların aynen uygulanmasını bekleyemezsiniz. İki saldırganla ve onları destekleyen bazı ülkelerle karşı karşıyayız. Doğal olarak birtakım kısıtlamalar ve yasaklar getirilmelidir."
Garibabadi, "Bu boğazda karşılaştığımız durum, bu saldırganca eylemlerin bir sonucudur." diye ekledi.
İranlı yetkili şu ifadeleri kullandı: "Hürmüz Boğazı ile ilgili olarak size belirteceğim çok kilit bir nokta var; bu yeni yaklaşım ve bakış açısındaki ilk husus, bu savaşın sona ermesinden sonra bölgemizin başka bir saldırganlık eylemine sahne olma ihtimalidir. Sonuçta saldırganlar her zaman varlık gösteriyor ve ne yazık ki savaş da bazı ülkelerin ve rejimlerin bir aracı ve politikasıdır. Başka herhangi bir silahlı çatışma durumu meydana gelirse, saldırganların ve onların bu askeri eylemini destekleyenlerin gemileri, ister ticari ister askeri olsun, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkına sahip olmayacaktır."
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı şunları vurguladı: "İran İslam Cumhuriyeti'nin ilkesel yaklaşımının bir parçası olacak olan bu önemli husus gelecekteki durumlar içindir. Barış durumuna yönelik ikinci husus ise şudur: Normal şartlarda ve barış zamanında da nihayetinde İran veن Umman gibi iki kıyı ülkesi, bu geçişlerin tehlikesiz olması ile emniyet ve güvenliği tehlikeye atmaması için özel çabalar sarf etmektedir. Bu, aslında söz konusu iki kıyı ülkesinin sunduğu bir hizmettir; bu sayede güvenli geçiş sağlanmış ve gemiler bu boğazdan geçebilmiştir."
Garibabadi sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada çevreyle ilgili tartışmalar da söz konusudur. Mesele emniyet ve güvenliktir. Bizim amacımız şudur: Barış koşullarında bu boğazdan geçecek olan tüm gemilerin doğal olarak kıyı ülkeleriyle, yani İran ve Umman ile önceden gerekli koordinasyonu sağlamaları ile gerekli ve acil izinleri almaları gerekmektedir."
Bu yöntemle güvenli geçişin garanti altına alınacağını belirten Garibabadi, "İran ve Umman, iki kıyı ülkesi olarak bu güvenli geçişi sağlama konusunda daha fazla sorumluluk taşıyacaktır. Bu bağlamda gerekli incelemeleri yapıyoruz ki barış koşullarında da Umman ile bir protokol üzerinde anlaşabilelim ve tüm bu geçişler, iki kıyı devleti olarak taraflar arasında varılacak bir protokolün gereklilikleri temelinde gerçekleştirilsin." diye ekledi.
İranlı yetkili şu noktaya dikkat çekti: "Bu gereklilikler birer kısıtlama anlamına gelmeyecek, aksine güvenli geçişleri kolaylaştırmak, garanti altına almak ve aynı zamanda bu bölgeden geçmek isteyen gemilere daha iyi hizmetler sunmak için olacaktır."
Arakçi'nin yardımcısı şunları ifade etti: "Bu konu üzerinde çalışacağız. Şu anda bu protokol taslağının hazırlanmasında son aşamalardayız. Bunun İran içinde hazırlanmasının ardından, ortak bir protokol oluşturabilmek için Umman tarafıyla da müzakerelerimize kesinlikle başlayacağız."
Garibabadi bu protokol hakkında şu açıklamaları yaptı: "İran'ın protokolünün çeşitli yönleri olacaktır. Birincisi, geçiş yapmak isteyen gemiler bağlamında askeri gemilerin geçiş durumunun nasıl olacağıdır. Ticari gemiler için de bir düzenleme olacaktır. Bunun kendine has şartları vardır. Bir bölüm de kıyı ülkelerinin güvenli geçişi sağlama konusundaki sorumluluğuyla ilgilidir."

Sözlerini şöyle tamamladı: "Dördüncü husus ise ülkelerin, gemi ve mal sahiplerinin yükümlülükleridir. Geçiş kurallarına uymaları gerekir ve kıyı ülkeleri tarafından sunulan hizmetler varsa, bu hizmetlerin bedelinin söz konusu ülkeler tarafından karşılanması gerekmektedir."