Bilişsel Savaş ve 'Trump'a Hediye' Uyarısı
- İran haber
- 28 Mart, 2026 - 00:17
Tesnim Haber Ajansı _ stratejik konular uzmanı Dr. Hamidrıza Mukaddemfer kaleme aldığı analiz yazısında şu değerlendirmelerde bulundu:
Amerikan-Siyonistlerin İran'a yönelik zorlu savaşını zamansal olarak birkaç bölüme ayırmak mümkündür: Birinci bölüm: 12 günlük savaş; İkinci bölüm: Temmuz 2025'te ateşkesin ardından sekiz ay süren kesintisiz soğuk savaş; Üçüncü bölüm: 8-9 Ocak 2026 darbesi; Dördüncü bölüm: Ramazan Savaşı'nın başlaması; Beşinci bölüm: Trump'ın Ramazan Savaşı'nın 24. gününde (23 Mart 2026) İran'daki siyasi ve sosyal altyapılara yönelik saldırıyı başlatması. Yani Trump'ın İran'da kendisiyle müzakereler yürüten kişiler olduğu iddiasında bulunduğu gün.
Trump, savaşın 24. gününde, İran'ın elektrik santrallerine saldırma tehdidinin son saatlerine yaklaştığı bir sırada, İran'ın pişmanlık duyacağı bir yanıt vereceği tehdidi karşısında bu tehdidinden resmen geri adım attı. Ancak bu büyük askeri tehdit başarısızlığını, bilişsel savaş alanında bir hamleyle telafi etmeye çalıştı. Şöyle ki, İran'daki bazı kişilerle gizli müzakerelerin devam ettiğini duyurdu ve bu nedenle santrallere saldırmaktan vazgeçtiğini söyledi.
Trump'ın gizli müzakereler iddiası tamamen bir yalandı; hatta ABD içindeki medya ve birçok figür bile bunu alaya alarak Trump'ın kendisiyle müzakere yaptığını söyledi! Ancak ABD'nin İran'a aracılar vasıtasıyla mesajlar göndermesi doğruydu. Bu mesajların aslı ve metni, merkeze alınması gereken açık bir anlam taşıyordu: Trump askeri alanda açıkça yenilgiye uğradı ve "askeri kampanyadaki yenilgiden bilişsel bir kaçış" peşinde!
Ramazan Savaşı'nın farklı boyutları vardır. Bu savaş sadece askeri değildir; ekonomik-stratejik ve siyasi-toplumsal boyutları da kesinlikle buna eklenmelidir. Batılı ve bölgesel düşünce kuruluşları ve medya kuruluşlarını takip ettiyseniz, Trump ve Netanyahu'nun askeri savaşta başarısız olduklarına ve ekonomik-stratejik boyutta da kesinlikle yenildiklerine şüpheniz kalmaz. Bu bizim sloganımız değil; bu onların kendi itiraflarıdır. Artık Beyaz Saray ve İsrail güvenlik kabinesi dışında hiçbir yerde ABD ve İsrail'in zaferinden söz edilmiyor. Ancak ABD ve İsrail son aşamada bilişsel savaş yoluyla bu başarısızlıklarını telafi etmek istiyorlar.
"Kutsal sosyal ittifaka" ve "siyasi uyuma" saldırı, ABD ve İsrail'in bilişsel savaş başlatmaktaki en önemli hedefidir. Siyasi-toplumsal altyapıya yönelik bu saldırıyla, İran'ın askeri ve stratejik zaferlerinin temelini bozmayı umuyorlar.
Trump'ın ortaya attığı, siyasi bir anlaşmaya varılması ihtimali meselesi, büyük yalanlarla dolu olsa da kesinlikle ABD-İsrail'in askeri yenilgisinin bir işareti olarak değerlendirilmelidir. Bu meselenin "İranlı yetkililerin ihaneti" şeklinde formüle edilmesi, kesinlikle Trump'ın bahsettiği hediyenin ta kendisidir. Trump'ın İranlı yetkililerin hediyesi hakkındaki iddiası şu ana kadar kesinlikle yalandır! Ancak mevcut ortamda birisi yetkililerin ihanetini yaygınlaştırırsa, kesinlikle Trump'a hediye vermiş olur.
Sistemin geniş sert çekirdeğinde, bazı siyasi yetkililerin askeri kazanımlara ihanet etme ihtimali hakkında garip ve temelsiz endişeler ileri sürerek şüphe üretmek, Trump'a hediyedir! Herkes şundan emin olsun ki, saha ve siyaset şu ana kadar birbiriyle uyum içinde olmuştur ve bu da Amerikan-Siyonistlerin tarihi yenilgisinin sebeplerinden biridir.
Savaş şu anda bile sona erse, İran'ın zaferi kesindir ve dost-düşman herkes bunu kabul etmektedir. Elbette önümüzdeki günlerde ABD ve İsrail için yenilgi daha da ağır olacaktır. Savaşa dair zihniyetlerin şekillenmesinde çok önemli bir husus, kamuoyunun sonucu değerlendireceği yorum çerçevesinin sunulmasıdır. Hemen herkes, ABD ve İsrail'in hiçbir hedefine ulaşamadığını ve aynı zamanda İran'ın dünya için farklı bir durum oluşturduğunu kabul etmektedir.
Ne sahada ne de siyasette söz sahibi olmayan, siyaseti tam olarak kavrayamayan bazı figürler tarafından İran'ın zaferini değerlendirmek için mekânsal kriterler belirlenmesi ve bunun sonucunda birleşik ve zafer kazanmış toplumda kutuplaştırıcı bir atmosfer oluşturulması, Trump'a hediyedir!
Ne yazık ki bu figürlerden bazıları, Trump'ın zaferini ilan edebileceği bir ortam hazırlamak istiyor gibidir. Bu nedenle, "eğer şöyle olursa düşmanı yendik, aksi takdirde ya ihanet edilmiş ya da yenilmişizdir" gibi ifadeler kullanmaktadırlar. Bu sözler, Trump'ın tam olarak peşinde olduğu şeydir. Herkes daha dikkatli olmalıdır.