Tasnim Haber Ajansı- Siyonistler ağır askeri sansür altında her zaman olduğu gibi savaşlarda, özellikle de İran'la devam eden mevcut savaşta gerçek kayıp rakamlarını açıklamaktan kaçınıyor ve temelde ölü sayılarını duyurma alışkanlıkları bulunmuyor. İşgalci rejimin Sağlık Bakanlığı, İran'la başlayan savaştan bu yana ve 7 Ekim 2023'ten itibaren yaralı sayısına ilişkin yeni bir sansürlü veri yayımladı.
İşgalci Siyonist rejimin Sağlık Bakanlığı, devam eden savaşta İsrailliler arasında 5 bin 473 yaralı vakası yaşandığını ve bu verinin 28 Şubat 2026 ile 25 Mart 2026 tarihlerini kapsadığını duyurdu.
Bakanlık, toplam verinin 149 yaralı vakasının 25 Mart 2026 tarihinde kaydedildiğini vurguladı.
Böylece İşgalci Siyonist rejimin Sağlık Bakanlığı, 7 Ekim 2023'ten bu yana bu rejimin hastanelerine kaldırılan toplam yaralı sayısını 80 bin 594 olarak açıkladı.
Ancak bu rakamlar, işgalcilerin İran'la savaşta maruz kaldıkları gerçek kayıpları yansıtmıyor; zira İsrailli yetkililer tarafından kayıpların detaylarının yayımlanması üzerinde sıkı bir denetim uygulanıyor. Örnek olarak, İsrail Sağlık Bakanlığı'nın 5 bin 400 kişinin yaralandığı yönündeki açıklaması ile çok sayıda Siyonistin öldürüldüğünü bildiren araştırma merkezlerinin tahminleri arasındaki fark, bu durumu gözler önüne seriyor.
Ayrıca savaş, Siyonist rejimin iç cephesinde günlük yaşamın detaylarına da açık bir şekilde yansımış durumda; öyle ki Eğitim Bakanlığı, kuzey ve Tel Aviv bölgesi dahil olmak üzere geniş alanlarda okulları tatil etme kararı alırken, diğer işgal altındaki bölgelerde ise uzaktan eğitime devam ediliyor.
Bunun yanı sıra, İsrail kabinesine ait web siteleri siber saldırıya uğradı ve bu saldırılar sitelerde aksamalara yol açarken, sosyal medya üzerinden İran veya Lübnan'dan yapılabilecek olası geniş çaplı füze saldırılarına ilişkin yaygın uyarılar ve söylentiler dolaşıma sokuldu.
Askeri gerilimin tırmandığı bu süreçte, Siyonist rejimin iç cephesindeki bazı kesimler, kabineyi savaş ortamını iç siyasi gündemini ilerletmek için istismar etmekle suçluyor. Bu istismarı yansıtan örneklerden biri de Binyamin Netanyahu kabinesinin, savaş nedeniyle güvenlik bütçesinde 38 milyar şekellik önemli bir artış öngören bütçe düzenlemelerini onaylama çabası. Buna ek olarak, ultra-Ortodoks (Haredi) kurumlara ve kabinedeki koalisyon partileriyle bağlantılı projelere milyarlarca şekel tahsis edilmesi ile yerleşim faaliyetlerini desteklemek için ek bütçeler de bu düzenlemelerin kapsamında yer alıyor.
Netanyahu kabinesine muhalif olanlar, bu adımların onun siyasi koalisyonunu sağlamlaştırma ve özellikle yolsuzluk davalarındaki yargılaması devam ederken askıdaki dosyaları ilerletme girişimi