Trump, İran'la Kendi Yarattığı Savaş Tuzağında

Tesnim Haber Ajansı - terörist Amerikan hükümetinin başkanı Donald Trump, Pazar gecesi "Times of Israel" gazetesine verdiği bir röportajda, İran'la savaşın ne zaman sona ereceğine dair kararın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile "ortak" bir karar olacağını açıkladı.

Bu açıklamalar, sahadaki gelişmelerin Beyaz Saray ve Tel Aviv'in ilk vaatleri ve hedeflerinden uzaklaştığına dair artan işaretlerin göze çarptığı bir dönemde yapılıyor.

Trump bu telefon görüşmesinde Netanyahu ile İslam Cumhuriyeti'ne karşı işbirliğini vurgulayarak şunları söyledi: "İran İsrail'i yok etmeyi planlıyordu. Biz birlikte, İsrail'i yok etmek isteyen bir ülkeyi yok ettik."

Ancak o, Amerika'nın saldırılarını durdurması halinde İsrail'in savaşa tek başına devam edip edemeyeceği sorusuna yanıt vermekten kaçındı ve sadece "Buna gerek olacağını sanmıyorum" dedi.

Saha Gerçekleri Karşısında İlk Vaatler

Bu süreçte analistlerin dikkatini çeken en temel noktalardan biri, savaşın bitiş zamanına ilişkin tahminlerdeki belirgin değişikliktir. Amerikan yönetimi başlangıçta Ayetullah İmam Hamaney'in şehit edilmesinden sonra İran'a yönelik askeri operasyonun yakında sona ereceğini düşünürken, şimdi bu tahminler "dört ila altı hafta" olarak değişti.

Trump Pazar günü savaşın kesin bitiş zamanını tahmin etmekten kaçındı; oysa daha önce "uygun zamanda" karar vereceğini vaat etmişti.

Öte yandan uluslararası medya ve kuruluşlar, çatışmaların devam ettiğini ve hatta şiddetlendiğini bildiriyor.

İranlı yetkililer, İran silahlı kuvvetlerinin mevcut şiddetli çatışmaları en az altı ay boyunca sürdürme kapasitesine sahip olduğunu belirttiler.

Petrol Fiyatlarında Patlama: Küresel Ekonomi İçin Tehlike Çanı

Trump'ın petrol fiyatlarındaki artışın "geçici" olacağı ve hızla düşeceği yönündeki vaadinin aksine, küresel piyasalar eşi görülmemiş bir şokla karşı karşıya kaldı.

Al Jazeera kanalı ve Reuters haber ajansı, savaşın devam etmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılığın fiilen bloke olmasıyla birlikte, Brent ham petrolünün varil fiyatının 100 dolar sınırını aştığını ve anlık olarak 114 dolara kadar ulaştığını bildirdi. Bu, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya saldırmasından bu yana petrol fiyatlarının bu seviyeye ulaştığı ilk andır.

İngiliz The Guardian gazetesi de İslam Devrimi Muhafızları Ordusu'nun bir sözcüsüne dayandırarak, İran'ın enerji tesislerine yönelik saldırıların devam etmesi halinde petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara kadar çıkabileceği uyarısında bulundu.

Bu tehdit, İsrail'in savaşın başından bu yana ilk kez İran'ın petrol tesislerini hedef almasının ardından geldi. Bu saldırıların ardından Irak ve Kuveyt petrol üretimlerini azalttı, Katar ise sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini durdurdu.

Demokrat Senatör Chuck Schumer, fiyatlardaki sıçramanın hemen ardından Trump'tan stratejik rezervlerden petrol piyasaya sürerek Amerikalı ailelerin fiyat şokundan etkilenmesini önlemesini istedi.

Rejim Değişikliği Stratejisinin Başarısızlığı

Gelişmelerin bir diğer önemli yönü de Trump'ın İslam Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırma ve Washington tarafından yeni bir lider belirleme stratejisinin açıkça başarısızlığa uğramasıdır.

Trump daha önce Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney'in seçilmesine açıkça karşı çıkarak şunları söylemişti: "Hamaney'in oğlu benim için kabul edilemez."

Ancak Uzmanlar Meclisi, Trump'ın röportajından saatler sonra Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney'i "ezici bir çoğunlukla" İslam Cumhuriyeti'nin üçüncü lideri olarak seçti.

The Wall Street Journal bu seçimi "Tahran'ın savaş karşısında geri adım atmayacağının bir sinyali" ve Trump'ın hükümete diz çöktürme çabalarının başarısızlığının bir işareti olarak yorumladı.

Gazeteye göre, Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney'in seçilmesi, İran içinde ve dışında direniş stratejisinin devam edeceği anlamına geliyor.

Amerikalı yetkililerin çelişkili açıklamaları da bu konudaki kafa karışıklığını gösteriyor. Başlangıçta İran'ın "koşulsuz teslim olmasını" isteyen Trump, son zamanlarda taleplerinin karşılanması halinde İranlı liderlerle müzakere etmeye istekli olduğunu belirtti.

Oysa Washington Post tarafından sızdırılan Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi'ne ait gizli bir rapor, geniş çaplı bir askeri saldırının bile İran'daki askeri ve ruhani güç yapısını devirmesinin pek olası olmadığını vurguladı.

Uluslararası Uyarılar

Uluslararası düzeyde Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, İran'da herhangi bir "renkli devrim" veya "rejim değişikliği" girişimine karşı açıkça uyarıda bulunarak, bu tür eylemlerin hiçbir halk desteği bulamayacağını söyledi. O şunu vurguladı: "Güç kullanmak bir çözüm sunmaz ve silahlı çatışma sadece nefreti artırır."

Tüm bu değerlendirmeler ışığında, Amerika ve İsrail'in İran'a yönelik askeri harekatının, Trump'ın hızlı ve düşük maliyetli zafer yönündeki ilk vaatlerinin aksine; savaş alanında, küresel ekonomide ve bölgenin siyasi denklemlerinde zorlu gerçeklerle yüzleştiği görülüyor.

Çevirmemi istediğiniz başka bir haber metni var mı?