Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Arasında Yeni Bir Gerilim Döneminin Başlangıcı

Tesnim Haber Ajansı - Suudi Arabistan ile BAE arasında Yemen’in işgal altındaki bölgelerinde, her iki tarafa bağlı paralı unsurlar arasında aylar süren geniş çaplı çatışmaların ardından görünürde bir ateşkes sağlanmış olmasına rağmen, Riyad ile Abu Dabi arasındaki ilişkilerin atmosferi hâlen gerginliğini koruyor. Taraflar açık ve örtülü biçimde birbirlerini suçlamayı sürdürürken, Suudi Arabistan’ın işgal altındaki bölgelerde BAE’ye karşı attığı adımların ve onun kontrolündeki mevziler üzerinde hâkimiyet kurma girişimlerinin devam ettiği bir ortamda, bilgili kaynaklar Abu Dabi tarafından desteklenen fiilen feshedilmiş Güney Geçiş Konseyi’nin mevcut durumu kabul etmeyi reddettiğini ve Aden hükümetine (Riyad’a bağlı paralı hükümet) karşı faaliyetlerini sürdürdüğünü bildirdi. 

Yemen’in İşgal Altındaki Bölgelerinde Suudi Arabistan ile BAE Arasında Yeni Gerilim Aşaması 

Arabi21’in aktardığına göre, Yemen’in güneyindeki işgal altındaki bölgelerde sahadaki durum, fiilen feshedilmiş olan Güney Geçiş Konseyi’nin mevcut durumu kabul etmediğini ve sürekli olarak destekçilerinden Aden hükümetine karşı protestolar düzenlemelerini istediğini gösteriyor.

Bu çerçevede Yemenli yazar ve gazeteci Ahmed eş-Şelfi, Suudi Arabistan ile BAE arasındaki anlaşmazlığın sona erdiğine dair henüz hiçbir işaret bulunmadığını, her iki tarafın medya organları ile sosyal medya platformlarının artan karşılıklı söylemleri yansıtmaya devam ettiğini belirtti.

Eş-Şelfi, Arabi21 sitesine yaptığı açıklamada, Yemen’in işgal altındaki bölgelerinde önceki durumun değişmeden kaldığını ve pratikte Güney Geçiş Konseyi’nin yeni statüsünü kabul etmeyi reddettiğinin açık olduğunu söyledi. Konseyin gerek gösteriler organize ederek gerekse özellikle Aden’de gerginliği canlı tutarak önceki duruma göre hareket ettiğini, burada durumun eskisi gibi olduğunu ve her an patlama ihtimali bulunduğunu ifade etti.

Yemenli analist, Güney Geçiş Konseyi’ne bağlı unsurların devam eden gösterileri organize etmenin yanı sıra çatışmaların yeniden başlaması tehdidinde bulunmayı sürdürdüğünü, bunun yalnızca Konsey’den kaynaklanan mesajlar olmadığını, aynı zamanda Yemen sahasında hâlen etkili olabileceğine inanan BAE’nin tutumunu da yansıttığını söyledi.

Eş-Şelfi şu ifadeleri kullandı: “Bu nedenle Suudi Arabistan ile BAE arasında ilan edilmemiş bir meydan okumanın bulunduğu söylenebilir. Son günlerde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Riyad ile Abu Dabi arasındaki gerilimi kontrol altına alma çabalarına katıldığı yönündeki açıklamalarıyla birlikte, bölgesel liderler arasında toplantılar ve temaslar dâhil olmak üzere dikkat çekici diplomatik hareketlilik yaşandığına tanık olduk.” 

Güney Geçiş Konseyi’nin Sahada Kalma Çabası 

Yemenli diğer yazar ve siyasi analist Riyad el-Gili'de kendi değerlendirmesinde, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki genel ve medyatik gerilimin zirve dönemine kıyasla azaldığını, ancak bunun stratejik rekabetin sona erdiği anlamına gelmediğini söyledi. Abu Dabi ile Riyad arasındaki ilişkilerde yaşananın, açık çatışma aşamasından nüfusun daha sakin biçimde yönetilmesine ve belki de bölgede, özellikle Doğu Afrika’da, diğer sahalarda pozisyon değişikliğine geçiş olduğunu belirtti.

El-Gili, Güney Geçiş Konseyi’nin mevcut durumu kabul etmeyi reddetmesi ve kontrolündeki mevzileri geri almaya çalışmasına ilişkin olarak, bunun Konsey’in gelecekteki herhangi bir anlaşmada varlığını güvence altına almak ve projesinin denklemden çıkarılmasını önlemek amacı taşıyan bir “hayatta kalma stratejisi” olduğunu ifade etti.

Söz konusu Yemenli analist, “Sahneden kaybolan herkes masadan kaldırılır; bu nedenle Güney Geçiş Konseyi sessiz bir geri çekilmeyi kabul etmek yerine siyasi etkileşim hâlinde kalmayı tercih ediyor.” dedi. Konsey’in sahneden tamamen çekilmenin projesinin nihai yenilgisi anlamına geleceğini bildiğini ve bu aşamayı kendi varlığını tahkim etme mücadelesi olarak gördüğünü vurguladı.

Bu bağlamda bir diğer Yemenli uzman Ali el-Ahmedi ise Güney Geçiş Konseyi’nin ani biçimde tasfiye edilemeyeceğini veya Hadramut’taki başarısızlık nedeniyle kolayca ortadan kalkmayacağını belirtti. Fiilen feshedilmiş olmasına rağmen Konsey’in varlığını sürdürmek için çaba gösterdiğini söyleyen el-Ahmedi, gerilim ve çatışmaları yeniden başlatmak için dış destek alabileceğini ifade etti. 

Çatışmaların Aden’e Dönüşü ve Durumun Patlayabileceğine Dair Uyarı 

Bu değerlendirmeler, Yemen’in güneyindeki Aden’in Perşembe akşamı yeniden, Riyad’a bağlı paralı hükümet unsurları ile Güney Geçiş Konseyi destekçileri arasında gerilim ve çatışmalara sahne olmasının ardından geldi. Çatışmalar, Güney Geçiş Konseyi taraftarlarının Riyad yanlısı paralı hükümetin ikametgâhı olan Maşık Sarayı’na saldırmasının ardından patlak verdi.

Paralı hükümete bağlı unsurların ateş açmasıyla birlikte yaşanan bu çatışmalarda bir kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 20 kişi de yaralandı. Ardından Güney Geçiş Konseyi ile paralı hükümet yetkilileri arasında karşılıklı suçlamalar içeren yeni gerilimler yaşandı ve taraflar birbirlerini çatışmaları yeniden başlatmaya çalışmakla itham etti.

Bu çerçevede dün Cuma günü Aden’de son dönemin en geniş çaplı askerî ve güvenlik konuşlanması gözlemlendi. Bu konuşlanma Hurmekser ve Krater’den Meaşık bölgesine kadar uzanırken, özellikle Maşık’a çıkan yollar başta olmak üzere ana arterler boyunca çok sayıda askerî araç, teçhizat ve zırhlı personel taşıyıcı konuşlandırıldı.

Ayrıca Riyad’a bağlı paralı hükümet Aden’de onlarca güvenlik kontrol noktası kurdu ve Suudi Arabistan’a bağlı paralı gruplardan, aralarında “Vatan Kalkanı” olarak adlandırılan güçlerin de bulunduğu, çok sayıda takviye birlik kente sevk edildi.

Güney Geçiş Konseyi ise yayımladığı açıklamada, söz konusu çatışmalara tepki göstererek Riyad yanlısı paralı hükümetin Konsey destekçilerine karşı savaş mühimmatı kullanmasını kınadı ve ateş açma emrini verenler ile uygulayanların tespit edilip yargılanması için acil, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma komisyonu kurulmasını talep etti.

Konsey, Meaşık Sarayı kapısı önündeki göstericilere ateş açılmasının ve silahsız protestoculara doğrudan ateş edilmesinin tehlikeli bir suç olduğunu vurgulayarak sorumluların yargılanması gerektiğini belirtti.

Ocak ayında, Riyad yanlısı paralı hükümet unsurları Aden’de, kendi güçleri ile BAE destekli Güney Geçiş Konseyi unsurları arasında haftalarca süren şiddetli çatışmaların ardından, Suudi Arabistan’ın BAE’ye bağlı güçlere karşı askerî müdahalesi sonrasında, Yemen’in doğu bölgelerinde yeniden kontrol sağlamayı başarmış, Güney Geçiş Konseyi de fiilen feshedilmişti.

Bu arada Suudi Arabistan ve BAE’ye bağlı paralı güçler arasında ateşkes bulunmasına rağmen ortamın hâlen gergin olduğu, Yemen’deki kaynakların gelecekte çatışmaların yeniden başlayabileceği konusunda uyarıda bulunduğu belirtiliyor. Son dönemde Yemen’deki çatışmalar nedeniyle ilişkileri açık biçimde gerilen BAE ile Suudi Arabistan arasında da gergin atmosfer sürüyor.

Arap kaynaklar son raporlarında, Riyad ile Abu Dabi arasındaki ve yalnızca Yemen’le sınırlı kalmayıp Sudan, Afrika Boynuzu ve Tel Aviv ile ilişkileri de kapsayan anlaşmazlıklar sürerken, Mısır’ın arabuluculuğunun gerilimi azaltmada etkili olamadığını bildirdi.