İran'a Yönelik Yaptırım Kuşatmasını Kırmanın Yolu Nedir?
- İran haber
- 17 Şubat, 2026 - 12:20
Tesnim Haber Ajansı- ABD ve Avrupa'nın son aylardaki tutumu, İran'a yönelik baskı stratejisinin yeni bir aşamaya girdiğini gösteriyor. Artık sadece klasik bankacılık ve petrol yaptırımlarından söz edilmiyor; gündemde olan şey, ülkenin normal ticaret, döviz ve mal tedarikiyle olan bağını koparmayı hedefleyen "topyekûn bir tıkanıklık"tır. Açıkçası Batı, İran ekonomisinin uluslararası alanda asgari düzeyde bile nefes alamamasını hedefliyor.
Bu şartlarda politika yapıcıların önündeki temel soru "Yaptırımlar ne zaman kalkacak?" değil, "İran bu kuşatmanın maliyetini düşman için nasıl artırabilir?" sorusudur.
Batı'nın Yaptırımdan "Ekonomik Kuşatma"ya Geçişi
Yaptırım bir taviz alma aracıydı; ancak ekonomik kuşatma, içeriden yıpratma amacıyla tasarlanmıştır. Bu aşamada düşman; döviz, ticaret, yatırım, temel mal tedariki ve hatta toplumun psikolojik beklentilerinde eş zamanlı bir bozulma yaratmayı hedeflemektedir.
Bu temelde, 12 yıl önce ilan edilen "Direniş Ekonomisi" genel politikaları, bugün arşivlik bir belge değil, tam da bu durumla yüzleşmenin yol haritasıdır. Bu politikalar, ekonomik baskının "tam teşekküllü bir savaş" düzeyine ulaşacağı günler için yazılmıştı ve o gün bugün.
Kuşatmayı Kırmanın Temel Halkaları
Halk Tabanlı Ekonomi: Kuşatmayı kırmanın ilk halkası, ekonominin gerçekten halka mal edilmesidir. Direniş ekonomisi, orta ve alt gelir gruplarına odaklanarak halkın üretime ve yatırıma katılımını vurgular.
Bilgi Tabanlı (Teknoloji) Ekonomi: Kuşatma altında bilgi ve teknoloji bir güç aracına dönüşür. Bilgi tabanlı ekonomi, geleneksel ihracatın aksine resmi bankacılık kanallarına daha az bağımlıdır ve kısıtlamaları aşabilir.
Verimlilik: Verimlilik olmadan ekonomik büyüme, pratikte kaynak israfıdır.
Temel Malların Güvenliği: Ekonomik kuşatmanın ana hedeflerinden biri gıda ve ilaç tedarikinde belirsizlik yaratmaktır. Temel malların yerli üretiminin artırılması, yaptırımların etkisini doğrudan azaltır.
Mali Sistemin Islahı: Yaptırımlar, iç mali sistem verimsiz ve şeffaf olmadığında etkili olur. Bankacılık sisteminin ıslahı bir zorunluluktur.
Petrol ve Gaz: Ham madde satışına (Ham petrol ihracatı) bağımlılığın azaltılması; gaz, elektrik, petrol ürünleri ve petrokimya ihracatının artırılması, enerji gelirlerini savunmasız bir noktadan ekonomik bir güç kaldıracına dönüştürür.
Sonuç: Karar Dışarıda Değil, İçeride Alınır
Bugün İran ekonomisinin kaderini belirleyen şey, her şeyden önce iç kararlardır. Ekonomik kuşatma, düşmanın davranışını değiştirmesini umarak değil, ekonomi içeriden güçlendiğinde ve baskının maliyeti düşman için arttığında başarısız olur. Yol bellidir; geriye kalan tek şey uygulama iradesidir.