Ensarullah Lideri: İran, Siyonist Zulmüne Karşı Gerçek İslami Düzeni İnşa Etti

Tesnim Haber Ajansı - Yemen Ensarullah Hareketi Lideri Seyyid Abdülmelik el-Husi, yayımladığı mesajda İran İslam Devrimi’nin kırk yedinci zafer yıldönümünü tebrik etti ve Yemen’in, düşmanların komplolarına karşı İran’a kapsamlı desteğini vurguladı. 

Amerikalıların Aşağılayıcı Şekilde Sınır Dışı Edilmesi Yemen İçin Büyük Bir Zaferdi 

Seyyid Abdülmelik el-Husi, mesajının başında Amerikan deniz piyadelerinin Yemen’den aşağılayıcı biçimde çıkarılışının on ikinci yıldönümüne değinerek şu açıklamada bulundu: “Allah’ın 11 Şubat 2015 tarihinde Amerikan deniz piyadelerinin Sana’a’dan aşağılayıcı şekilde çıkışıyla aziz halkımıza nasip ettiği tarihî zaferin yıldönümü münasebetiyle, Yemen’in Müslüman ve aziz halkına en içten tebrik ve selamlarımızı sunuyoruz.”

El-Husi şöyle devam etti: “Bu zafer, Amerikalıların ülkemizin idari ve siyasi merkezindeki doğrudan hâkimiyetinin sonu olmuştur; onlar bu hâkimiyeti kendi politikalarını dayatmak ve Yemen halkına karşı komplolarını uygulamak için kullanmaktaydı. Amerikalılar, o dönemde Yemen’in üst düzey yetkililerini kendilerine boyun eğdirmişti ve ABD’nin Sana’a Büyükelçisi ülkemizin tüm kararları üzerinde hâkimiyet sahibiydi. Dolayısıyla Amerikan deniz piyadelerinin kaçışı ve Amerika’nın şeytani gücünün Sana’a’dan çıkışı, gerçekten de Allah tarafından bahşedilmiş büyük bir zafer olmuştur.”

Mesajın devamında şu ifadelere yer verildi: “Amerikalıların Yemen’den çıkarılması, müzakere, taviz verme ya da aziz halkımızın özgürlüğü, onuru ve bağımsızlığı üzerinde uzlaşma yoluyla elde edilmemiştir; bilakis bu zafer, kimliğinden kaynaklanan halkımızın yeniden dirilişi olmuştur. Yemenlilerin imanı ve mübarek devrimi, 21 Eylül kazanımı, bunun ardından düşmanların komplolarının boşa çıkarılması ve Amerikan düşmanının halkımızı başkentin içinden diz çöktürme konusundaki umudunu yitirmesi, tüm bu etkenler, Allah’ın lütfu ve yardımı sayesinde, bu önemli sonucun elde edilmesinde rol oynamıştır.” 

İran, Siyonist İstikbara Karşı Gerçek İslami Düzeni İnşa Etti 

Ensarullah lideri, konuşmasının devamında İran İslam Devrimi’nin zafer yıldönümüne değinerek şu vurguda bulundu: “1979 yılında İmam Humeyni’nin (r.a.) liderliğinde gerçekleşen İslam Devrimi’nin zafer yıldönümü münasebetiyle İran İslam Cumhuriyeti’ne, onun liderliğine ve halkına en içten tebriklerimizi de sunuyoruz. Bu devrim, Amerika’nın hâkimiyetinden kurtulmuş bir İslami düzen tesis etmiş ve 47 yıl boyunca Siyonist komplolar karşısında kararlılıkla ayakta kalmıştır.”

Seyyid Abdülmelik el-Husi şu ifadeleri kullandı: “İran İslam Cumhuriyeti, özgürlükçü ilkelerine bağlı kalarak, mazlum ve mağdurlara, özellikle Filistin halkına ve onların haklı davasına, destek vererek ve bölge Müslüman halkları arasında İslami kardeşlik ve iş birliğini güçlendirmek için yorulmadan çaba göstererek, gerçek bir İslami medeniyetin inşasında dikkate değer başarılara imza atmıştır.” 

Gazze Savaşının Ardından Siyonizmin Suç Niteliğindeki Mahiyeti Tüm Dünyaya Açıkça Ortaya Çıktı 

Ensarullah Hareketi lideri şöyle konuştu: “İran ve Yemen olmak üzere iki Müslüman halkın bu tarihî zaferleri, İslam ümmetinin tüm halkları için önemli bir derstir; zira bu zaferler, hassas bir dönemde Allah’ın hak vaadine yönelik umut ve imanı güçlendirmektedir. Bu dönemde İslam’ın ve Müslümanların düşmanları, hatta gerçekte insanlığın düşmanları, Orta Doğu’yu yeniden şekillendirme ve “Büyük İsrail” olarak adlandırdıkları yapıyı kurma planlarının bir parçası olarak, İslam ümmetimiz üzerinde tam hâkimiyet kurma şeklindeki şeytani hedeflerine ulaşmaya çalışmaktadır.”

Söz konusu düşmanların, komplolarını hayata geçirmek için kendi paralı unsurlarından yararlandıklarını ve ayrıca İslam ümmetinde yaygın olan kayıtsızlık, gaflet ve ihmalkârlıktan istifade ettiklerini belirten el-Husi, Kur’an’da Yahudilerin ve müttefiklerinin kötülüğü, suç niteliğindeki eylemleri ve

habislikleri hakkında yer alan büyük hakikatlerin, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkına karşı iki tam yıl süren saldırıları sırasında açığa çıktığını ifade etti. Dünya, Amerika ve İsrail’in vahşetinin, suçlarının ve zorbalığının boyutuna tanıklık etmiştir.

Seyyid Abdülmelik el-Husi şu değerlendirmede bulundu: “Küresel Siyonizm, Batı’da ve Doğu’da tüm kolları, yapılanmaları, örgütleri ve unsurlarıyla birlikte ifşa olmuştur. Siyonizmin vahşi suçları ve skandalları, suçlu Siyonist Yahudi Jeffrey Epstein’e ait belgelerin yayımlanmasıyla daha da açığa çıkmış; Siyonizmin gerçek mahiyetinin korkunç ve suç niteliğindeki yüzü dünya halklarının tamamına ifşa edilmiştir. Nitekim dünya, bu suç niteliğindeki Siyonist mahiyeti daha önce de İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkına karşı yürüttüğü vahşi saldırılarda görmüştür: En ölümcül araçların kullanıldığı bir soykırım, binlerce çocuk ve kadının katledilmesi, aç bırakma ve susuz bırakma politikaları, annelerinin kucağındaki bebeklerin ve hastanelerdeki kuvözlerde bulunan prematüre bebeklerin öldürülmesi, ayrıca cinayet, işkence, tecavüz, geniş çaplı yıkım ve tarım ürünleri ile hayvan varlığının imhası dâhil olmak üzere diğer korkunç suçlar.” 

Siyonizmin Skandalı, Epstein Belgelerinin İfşasıyla Tamamlandı 

Yemen Ensarullah Hareketi Lideri şu vurguda bulundu: “Bugün de Siyonizmin bu suç niteliğindeki mahiyeti, Siyonist Jeffrey Epstein’e ait belgelerin yayımlanmasıyla birlikte herkes için daha da açık hâle gelmiş ve dünyayı sarsan büyük bir skandal ortaya çıkmıştır. Dünya, Siyonizmin gizli ve örtülü gerçekliğiyle yüzleşmektedir; bu gerçeklik, en vahşi ve en korkunç suçların işlendiği bir yapıyı gözler önüne sermektedir: Çocukların ve reşit olmayan kızların tecavüze ve işkenceye maruz bırakıldığı, bazılarının vahşice öldürüldüğü şeytani ritüeller; kanlarının içildiği, etlerinin yenildiği, işkenceyle ölümün eşiğine getirildikten sonra çocukların bedenlerinden maddelerin çıkarıldığı ve ardından organlarının kaçakçılığa konu edildiği uygulamalar.”

El-Husi şu ifadeleri kullandı: “Amerikalı ve Batılı siyasi elitler ile şeytani odaklar ve onların dünya genelindeki zenginler, zorba yöneticiler ve suçlular arasındaki unsurları, bu şeytani Epstein dosyasında bütünüyle ifşa olmuştur. Liderlerini ve kendilerine sadık komutanlarını yetiştiren Siyonizm üretim merkezleri tüm milletler için açığa çıkmış; aynı şekilde siyasi elitleri boyun eğdirmek için kullanılan Siyonist yöntemler de gözler önüne serilmiştir.”

Seyyid Abdülmelik el-Husi şöyle konuştu: “Artık hakikat en üst düzeyde açığa çıkmıştır. İnsanlar, Batı’daki kâfir çevreler ve bölgedeki unsurlarıyla birlikte şeytani Siyonist Yahudi çetesine teslim olmanın ve ona kulluk etmenin tehlikesini kavramak için daha neyi anlamak istemektedir? Gazze’de yaşananlarda ve Şeytan Adası’nın gizli gerçeklerinde ve Jeffrey Epstein belgelerinde ortaya çıkan tüm bu açık hakikatler yeterli değil midir?”

Mesajın sonunda şu ifadeler yer aldı: “İslam ümmetinin, Siyonist zorbalığa karşı hakikat, iyilik ve adalet değerleriyle insanlığa liderlik etme konusunda büyük bir sorumluluğu bulunmaktadır. Eğer bu kutsal sorumluluktan gaflet ederse, Siyonizmin tehlikesi bu ümmet için diğerlerinden daha büyük olacaktır; ancak onunla mücadele için ayağa kalkarsa, Allah’ın yardımı ve halkların desteğiyle zafere ulaşacaktır. Ayrıca İslam ümmetinin görevi, daha fazla bilinç ve dikkatle Filistin halkını ve onların mücahitlerini desteklemek ve İsrail düşmanına ve onun Amerikalı ortağına karşı kararlılıkla durmaktır.”