Atvan: Netanyahu Trump’ın İran’a Saldırmasından Neden Korktu?

 

Tesnim Haber Ajansı- Atvan, İran'daki Amerikan-Siyonist destekli huzursuzluklara değinerek, Trump'ın seçim kampanyasındaki "ABD'nin küresel otoritesini geri getirme" vaadinin, İran'a yönelik "ezici" dediği saldırı planından vazgeçmesiyle alay konusu olduğunu yazdı. Atvan'a göre Trump, bu saldırıyla İran rejimini değiştirip yerine bir "muz cumhuriyeti" veya kukla bir monarşi kurmak istiyordu.

Trump Neden Vazgeçti? Atvan, bu soruyu şöyle yanıtlıyor: Trump’ın akıl hocası Netanyahu ona telefon ederek; böyle bir saldırı durumunda İran’ın binlerce füzeyi aynı anda işgal altındaki topraklara fırlatacağını ve rejimi tamamen yerle bir edeceğini söyledi. Daha da önemlisi, saldırının rejim değişikliği hedefine ulaşamayacağını, aksine bölgedeki 55 üste konuşlu 70 binden fazla ABD askerinin hayatını tehlikeye atarak ters tepeceğini vurguladı.

Atvan, Trump'ın "800 kişinin idamını durdurduğu" iddiasıyla İran'a teşekkür etmesini "savaşlar tarihinin en eşsiz sirki" olarak nitelendirdi. Bu durumun Trump’ın siyasi, kişisel ve stratejik olarak ne kadar boş olduğunu ve onurlu bir çıkış yolu bile bulamadığını kanıtladığını belirtti.

Siyonist Rejimi Dehşete Düşüren Gerçek Faktörler: Atvan, İsrail askeri kurumlarının "mühimmat ve hava savunma sistemi eksikliği" iddiasının büyük bir yalan olduğunu belirterek, asıl korku nedenlerini şöyle sıraladı:

Stratejik Başarısızlık: ABD, Irak ve Afganistan'daki gibi bir kara harekatı yapmadığı sürece (ki ABD sistemi buna izin vermez), sadece hava saldırısıyla rejim değişikliği sağlayamazdı.

Savunma Sistemlerinin Çöküşü: Siyonist rejim, 12 Günlük Savaş'ta görüldüğü üzere, İran füze ve İHA'larını durdurma konusunda yetersiz kalmaktan ve ağır ekonomik-stratejik kayıplar vermekten korktu.

Kitlesel Kayıp Riski: İran'ın herhangi bir saldırıya, işgal altındaki topraklarda yüz binlerce İsraillinin ölümüne yol açabilecek misilleme füzeleriyle yanıt vereceğine dair kesin istihbarat alındı.

Nükleer Eşik: İran nükleer eşikte bir ülkedir. Savaşın uzaması durumunda, "meşru müdafaa" gerekçesiyle atom bombası yasağının (fetvasının) kalkabileceği ve İran'ın sahip olduğu tesisler, zenginleştirilmiş uranyum ve bilim insanlarıyla birkaç gün içinde bu güce ulaşabileceği endişesi yaşandı.

"İran Meydan Okudu" Atvan, İran halkının ve liderliğinin bilgeliğiyle bu fitneyi kontrol altına aldığını, bir İslam ülkesinin ABD'ye büyük bir "HAYIR" diyerek askeri ve toplumsal gücüyle meydan okumasının ABD'nin zayıflığını tüm dünyaya gösterdiğini yazdı.

Atvan, makalesini İmam Hamanei'nin  (Bi'set) bayramındaki konuşmasına atıfta bulunarak bitirdi: "İran milleti fitnenin belini kırdı ve son sözü birliğiyle söyledi. Amerikan fitnesini söndürdük ama bu yetmez, ABD yargılanmalıdır."

Son olarak, İran'a dönme hayalleri kuran "Pehlevi"ye seslenen Atvan: "ABD ve İsrail, senin babanı bile kanser hastasıyken topraklarına almadı; Mısır merhamet etmese baban yurtsuz kalacaktı. Washington ve Tel Aviv'deki müttefiklerinin ahlakı budur; bölgedeki tüm güç denklemleri artık değişiyor" dedi.